Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 29 Temmuz 2021, Perşembe

Türkiye’ye Ekonomik Savaş Açılmış Vaziyette.

5 Ocak 2017
2.028 kez görüntülendi

Türkiye’ye Ekonomik Savaş Açılmış Vaziyette.
Reklam

Tarih boyunca bizim milletimiz esaret altında yaşamamış, istiklalini hiçbir şeye değişmemiştir. Geçmişte Bizans’ı tarihe gömmüş, çağ açarak- çağ kapatmıştır. Cihana hükmederek İslamın yayılmasına vesile olmuştur. Çileli yaşam sürmüş, karşılığında ağır bedeller ödemiştir. Varlığını korumak için canını ortaya koymuş, savaşmış ama hürriyetinden, bağımsızlığından ödün vermemiştir.

 

Geçmişten günümüze kadar Batı ile var olan bir çekişme ise sürekli olmuştur. Ne de olsa Kanuni zamanında Viyana sınırlarına kadar dayanıldığı için cephelerden milletimizi iyi tanırlar. Avrupa’nın Türkiye’ye bakış açısı tamamen gerçek dışı tarihsel algılara dayanmaktadır. Bu nedenle de hiçbir şekilde Türkiye’nin kalkınarak güçlenmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını istemezler. Ne buna fırsat verirler, ne de imkan tanırlar.

Bu bakımdan Türkiye üzerine oynanan oyun ve tezgah yeniden tedavüldedir..

Çünkü denetlenen, dış borç ve dış yardım alan bir ülke olmaktan çıkılmış, bilakis bağımsız politikalar belirleyen, kendi ayakları üzerinde duran ve ekonomi başta olmak üzere hayatın bir çok alanında ilerlerleme kaydeden bir ülke konumuna gelinmiştir. İşte bu durum batılı devletler tarafından Osmanlı’nın canlanışı ve yükselişi olarak görülmektedir.. Hazımsızlıklarının ve karın ağrılarının nedeni budur. Dört koldan saldırmalarının, terör eylemlerine maruz kalınmasının, yedi düvelle mücadele edilmesinin arka planında bu yatmaktadır.

 

Amaçlanan ise ülke yönetimini güdümlü ve söz dinler hale getirebilmek, batı ile uyumlu, değerlerine saygılı ve itaatkar kişileri iş başına getirmektir. 15 Temmuz FETÖ darbesiyle tank, uçak ve bombalarla muvaffak olunamadığından, ekonomik dengelerle oynanarak, kur üzerinde baskı kurarak, sıcak para kozunu kullanarak hedeflerine ulaşmak ve sonuç almak istiyorlar.

 

Türkiye şu anda ekonomik bir saldırıyla karşı karşıyadır..

Para lobisi ve ekonomik devasa güçler ülkeyi dize getirmeye ve el öptürmeye çalışıyorlar. Ateş çemberi olan Ortadoğu’da ki harita değişikliğinin sadece izlenmesini, sınır komşusu Suriye’de yaşanan gelişmelere ve ölümlere karşı ise sükut edilmesini bekliyorlar. Ayrıca dünyada ki haksızlıklar ve yapılan zulümlere karşı lal olunmasını istiyorlar.

 

Artık tehlike çanlarının çalmaya başladığı dövizde yükseliş seyrinin ivedilikle değişmesi elzemdir. Zira ekonomide ki fay hattı çatlamıştır. Yoksa bu zamana kadar elde edilen tüm kazanımlar kurda ki yükselişten olumsuz etkilenecek, iktisadi dengeler alabora olacaktır. Elbette buna yönelik olarak ekonomik tedbirler genişletilmiş bir şekilde uygulanacaktır.

 

Kurda yaşanan yüksek ateş ve hızlı tırmanışın, piyasalarda yaşanan hareketliliğin esasında global yönüde vardır. Türkiye’de ise ekonomik yönden sürekli devam eden bir büyüme ivmesi ve taviz verilmeden uygulanan mali disipline rağmen bu gelişmeler yaşanmaktadır. Bu durum ise kaygı vericidir. Çünkü PKK ve diğer terör örgütleri ile verilen mücadele, sınır dışına yapılan askeri harekat, Avrupa Birliği ile yapılan üyelik müzakerelerinin askıya alınması gibi nedenlerin hepsi piyasaları ve kuru etkileyen birer faktördür.

 

Türk Lirası devletin gücünün sembolü olduğu kadar, aynı zamanda bizim itibarımızdır. Zor zamanlarda tarafını hep devletinin yanında yer alarak gösteren halkımız yaşanan bu gelgitlerde elbirliği ile hareket etmekte, dövize karşı cephe almaktadır. Çünkü ekonomik sorunların hepimizi ilgilendirdiğini bilmektedir. Türk Lirası’ndan vazgeçilip dövize itibar edildiğinde maaşların eriyeceğini, dış borçların katlanacağını ve bize enflasyon olarak geri döneceğini 2000 ve 2001 yıllarında yaşadıklarıyla tecrübe etmiştir.

 

Ülkenin böylesi zor anından istifade etmek isteyen para sahipleri, krizci, puslu havayı koklayan sırtlanlara fırsat verilmemelidir. Garibanın çorbasına, helal lokmasına, alın terine ortak olunmasına, cebindeki üç kuruşunun çalınmasına müsaade edilmemelidir.

 

Bir söz de Cumhurbaşkanı Erdoğan muhaliflerine; o gitsin de nasıl giderse gitsin, hükümet yıkılsında nasıl yıkılırsa yıkılsın diyenler, kendi siyasi düşüncesinde olanlara oy vermediği ve kendisi gibi düşünmediği için millete husumetlik yapanlara söylenmelidir ki, bu krizleri fırsat bilmek, sadece kişisel çıkarı, grubu ve hizbinin maslahatını gözetmek vatana ve millete yapılabilecek en büyük ihanettir.

beğen(4)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz