Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 07 Aralık 2021, Salı

NEFİS AZGIN BİR ATA BENZER

6 Ocak 2017
1.193 kez görüntülendi

NEFİS AZGIN BİR ATA BENZER
Reklam

Kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlarmış, Köpeklerden biri beyaz, diğeri ise siyah. On yaşlarındaki torun kendini bildi bileli köpekler dedesinin kulübesi önünde duruyorlarmış.

 

Bir gün bu torun merakla sorar dedesine:

“Dede, bu iki köpeği niye hep kulübenin önünde tutuyorsun? Hem niye biri siyah, öteki ise beyaz?”

 

Yaşlı dede  torununun sırtını sıvazladı ve gülümseyerek: ” Onlar benim için iki simgedir evlat” dedi.

 

” neyin simgesi?” Diye sordu çocuk.

 

“İyilik ve kötülüğün simgesi. Aynen bu gördüğün iki köpek gibi içimizde de iyilik ve kötülüğün bir mücadelesi vardır her zaman.

Bu mücadeleyi unutmamak için de bu iki köpeği hiç bir zaman yanımdan ayırmam.

 

“Peki hangisi kazanır bu mücadeleyi?” Diye merakla sorar torun:

 

Bilge reis torununa hayat boyu unutamayacağı bir mesaj verir gülümseyerek.

” hangisi mi evlat? Ben hangisini daha cok beslersem o kazanır evlat, o kazanır.

 

İnsanın imtihanı gereği başına musallat edilmiş şeytanı, hatta bir çok şeytanı vardır. O insan için aşikar bir düşmandır. Ancak insanın bundan daha büyük bir düşmanı vardır ki oda nefistir. Nefis; kur’anla, namazla, oruçla, sabırla vs. Manevi güzelliklerle terbiye edilmezse şeytandan daha tehlikeli bir düşmandır.

 

İşte bundan dolayı sevgili Peygamberimiz Nefisle mücadeleyi en büyük cihat olarak ilan etmiştir.

 

Nefsini terbiye eden kişi kurtulmuştur, hem bu dünyada şeytan tasallutundan, hem de Allah’ın elem verici cehennem azabından.

 

Nefis maneviyatla terbiye edilmemişse haramı sever, günaha dalmakla azgınlaşır. Böyle bir kimsenin en büyük dostu şeytandır. Şeytan ise onu vesveseleriyle azdırdıkça azdırır.

 

Neticede o kişi günah işlerde yüreği bile sızlamaz, Allah’tan Korkmaz kuldan utanmaz. Nihayetinde yüce Mevlâ bu gibi kişilerin kalbini mühürler, nasihatten de ders almazlar. Gözleri olup görmeyen, kulakları olupta işitmeyenler işte bunlardır.

 

Cenabı Allah böyleleri için Yüce Kur’anda şöyle buyuruyor: “Kendi hevasını ilah edinen ve ilim olduğu halde, Allah’ın kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah’tan başka kim doğru yola getirebilir? Hala düşünmez misiniz? (casiye 23)

 

Terbiye edilmemiş bir nefis, terbiye edilmemiş azgın bir ata benzer. İnsanı ne zaman ve nereye savuracağı hiç belli olmaz.

Bir öfkeyle çıkan bir kavga neticesinde bazen hastahane, bazen hapishaneye düşürür insanı. Hatta öyle olur ki bazende gencecik yaşta toprak altına yatırır adamı.

 

Bu münasebetle nefis terbiyesi ve muhasebesi yapmak çok muhimdir. Nefsini terbiye eden kendini bilir, kendini bilen de Rabbini bulur.

 

Kişi, aynaya bakmasıyla nefsini göremez. Aynada görülen surettir, nefis ise sîrettir. Kişi onu fiillerin de ve gönlünde olan duygu, istek ve niyetlerinde hissedebilir. Bunlar iyi ise o nefis iyi, kötü ise o nefis kötüdür.

 

Nefsini terbiye etmeye çalışan insan her zaman Allah’ın murakabesi ve müşahedesi altında olduğunu düşünür. Onun emirlerini yerine getirdiği gibi haramlarından da sakınır. Günahlarına tövbekâr olur. Gözüne, sözüne, özüne, ne yiyip içtiğine, kiminle dost olduğuna dikkat eder. Her zaman kusuru kendinde arar mütevazı olur. Çok yemez, çok uyumaz. Farz ibadetlerin yanında nafile ibadetleriyle de Allah’a kulluk eder.

 

İşte ancak bu şekilde nefis terbiye edilir, daha doğrusu nefis maneviyatla beslenir.

 

Her kim  nefsini böyle beslerse, o nefis manevi zırha bürünür de şeytan onu asla alt edemez, ama tabiki maneviyatla beslerse…vesselam.

 

                               Sadık Kösterelioğlu

 

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz