Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 20 Ekim 2021, Çarşamba

FRANSA’DA YAPILAN TERÖR EYLEMİ

21 Kasım 2015
2.022 kez görüntülendi

FRANSA’DA YAPILAN TERÖR EYLEMİ
Reklam

Bugün dünyanın karşısında IŞİD varsa bunun nedeni, İslam ülkelerindeki sorunları tek yanlı, çıkar esaslı ve şiddetle çözmeye çalışan bir anlayışın olmasıdır. Çıkarlarından ve menfaatlerinden başka hiçbir şey düşünmeyen batı toplumlarının uyguladıkları politikalar, terörün oluşmasında ve güçlenmesinde önemli etkendir.

Talan edilen Afrika, yeni keşfedilmiş Amerika kıtası ve cihan imparotorluğu Osmanlı’dan geriye kalan topraklar batılı devletleri doyurmaya yetmemiştir. Girdikleri bölgelerin tüm zenginliklerini Avrupa’ya getirerek; Londra, Paris, Brüksel gibi başkent ve önemli şehirlerine görkemli ve ihtişamlı yapıtlar, saraylar, metrolar, altyapı sistemleri, inşa etmişlerdir.
Bu değirmenin suyu nereden gelmektedir?..
Yüz küsür yıl önce bunu nasıl becermişler?. diye sorguladığımızda, bu zenginliğin arka planında kan, göz yaşı, talan ve hırsızlığın yattığını görmekteyiz.

Hele Afrika’ya öyle bir zarar vermişlerdir ki, 500 yıl daha geçse kıta kendine gelemez! Angola’dan gemiye yükledikleri insanları Güney Afrika’ya, oradan aldıkları insanları Tanzanya’ya, oradan aldıklarını başka bir tarafa, yani hallaç pamuğu gibi karıştırmışlardır. Bugün birçok Afrika ülkesinde 350’nin üzerinde dil konuşulmakta, farklı dinler, ırklar bulunmakta, insanlar hâlâ birbirleriyle iletişim kurmakta zorlanmaktadırlar. Afrika’nın da maden ve yeraltı zenginliklerinin işletim hakları Fransa başta olmak üzere, Avrupa ülkelerinin elindedir. Hâlâ batılılar; Afrika ve Ortadoğu’yu yeraltı zenginliği bakımından bâkir olarak görmektedirler. Oralara demokrasiyi getirmek için adeta sıraya girmiş vaziyette beklemektedirler.

Kendileri, refah ve lüks içinde yaşarlarken, dünyanın yarısı açlık sınırında, karnını doyuramadan uykuya dalmaktadır. Milyonlarca mülteci, ülkelerindeki karışıklıktan dolayı can emniyeti olmadığından evlerini ve yurtlarını terketmektedir. Daha iyi bir yaşam için yola çıkan bir çok insan Akdeniz ve Ege’nin derin sularında boğulmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde müslümanları temsilen tek bir ülke bile bulunmamaktadır.

Kanayan yara Filistin, İslam dünyasının göz bebeğidir. Filistin meselesi çözülmeden müslümanların batıya olan yaklaşımı ve bakışı da düzelmeyecektir. Başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkeleri vaziyeti seyretmektedirler. Hakka hakkaniyetle yaklaşmamaktadırlar. Patlayan bombalara sessiz kalmaktadırlar. Müslümanlar Avrupa ülkelerinin girdiği, ya da taraf olduğu her yerde acıdan başka bir şey göremediklerinden, elbette bu ahvâl içerisinde müslümanların batıya bakışı farklı şekillenmektedir.

Diğer yandan Fransa; Cumhurbaşkanı Fransuva Mitterand yönetiminde ve sonrasında yıllarca terör örgütü PKK’ya maksimum düzeyde her türlü desteği vermişti. Kandil, Bekaa’dan gelenleri Almanya, Belçika gibi itinayla misafir etti. İltica taleplerini ışık hızıyla değerlendirip, kabul etti. PKK’nın Suriye kolu olan PYD’lileri 10 Şubat 2015’te Elysee sarayında Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından ağırladı. Yazılı ve görsel medyaları zaten PKK’yı uzun zamandır özgürlük savaşçıları olarak tanıtmaya çalışmaktadır. Ayrıca DHKP-C’nin elebaşısı olan terörist Dursun Karataş hayatının kalanını Fransa’da rahat içinde tamamlamıştır. Bunun gibi daha nice örnekler vardır.

İşte dünyanın terör dediğine, Fransa’nın fransız kalması durumu?…

Şunu kabul etmek lazımdır, batılılar katma değerli işler yapıyorlar. İnsan hayatını kolaylaştıran birçok çalışmaları var. Kendi içlerinde demokrasi mekanizmasını ideal bir şekilde çalıştırıyorlar. İnsan hakları ve özgürlükler alanındaki mekanizma kendi vatandaşları için mükemmel işlemektedir. Ancak söz konusu diğer ülkeler ve insanlar olduğunda Avrupalıları tanımakta zorlanıyoruz.

Önemli bir hususta IŞİD, Taliban, El Kaide, Boko Haram gibi örgütlerdir. Bunlar İslam Dini’ne büyük zararlar vermektedirler. Dış dünyada İslamofobi’yi körüklemektedirler. Bu örgütleri batılılar kurdu diyerek meseleden sıyrılamayız. İslam Dünyası’nın bir başı olmadığı için, farklı kaynaklardan beslenen bu akımlar ne yazıkki kendilerine bazı bölgelerde yer bulabilmektedirler. Masum insanları öldürmekle işledikleri cürüm bir yana, müellefetü’l-kulûb dediğimiz, kalbi İslam’a ısınmış ve yakîn olan gayri müslimleri dinimizden uzaklaştırmaktadırlar.

Artık sadece Fransa’da değil, tüm Avrupa’da müslümanları zorluklar beklemektedir. Bilhassa orada yaşayan müslümanların bu tarz eylemlerden sonra sosyal hayatlarında köklü değişimler meydana gelmektedir. Statüleri sorgulanmakta, kendilerine kiralık ev, yeni iş, çocuklarına okul bulmakta zorlanmaktadırlar. Yapılan her eylemden sonra kendilerine adeta IŞİD üyesi gözüyle bakılmaktadır.

Bu tür eylemlere kitabımız Kur’an ne diyor?

“Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Maide-32)
Yük taşıyan hayvanlara bile, aşırı yük yüklenmesini, yeşilin katledilmesini, ağaçların kesilmesini İslam dini men etmiştir. İşlenen bu cinayetlerle Avrupalının fersah fersah İslam dinine girmesinin beklenemeyeceği gibi, masum sivillerin öldürülmesi de kesinlikle yasaklanmıştır. Görülmektedir ki bu örgütler tarafından Kuran’ın emirleri açıkça çiğnenmektedir.

Şimdi bu örgütlerin sorgulanmasının gerektiği gibi, kimlerin bunları ortaya çıkardığı ve desteklediği, yaptıkları eylemlerden kimlerin istifade ettikleride sorgulanmalıdır.

Türkiye, Suriye ve Lübnan’da bombalar patladığında sessizliğini muhafaza edenler, bombalar kendi ülkelerinde patladığında biçâre kalırlar. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, sanırım şimdi daha iyi anlaşılıyordur. Günümüz dünyası globalleşen bir köy gibidir. Bugün Çin’de bir helikopter düştüğünde, bütün dünya akşam haberlerinde izlemektedir. Böylesi bir dünyada senin teröristin iyi, benimkisi kötü anlayışı olamaz! Bugün dışarıda patlayan bomba, yarın senin ülkende patlayabilir?

İnsan hakları, özgürlükler, iktisadi kalkınma ve yaşam standartlarının yükseltilmesi, Avrupa Birliği sınırlarında bitmemelidir. Tüm dünyada barışın sağlanması, eşitlikçi yaklaşılması, halkların kardeşliğinin tesis edilmesi gerekmektedir. Unutulmaması gereken husus; yaratılmışların en şereflisi olan “İnsan’dır.”

Terörle mücadele her zaman zordur. Muvaffak olunabilmesi içinde işbirliği esastır. Temennimiz batı devletlerinde terör eylemlerinin artmamasıdır. Fransa’da masum insanların ölmesi şüphesiz insanlık adına çok üzücü bir durumdur. Yapılan bu menfur saldırıyı nefretle kınıyor, insanlığa karşı işlenen bir suç olarak kabul ediyoruz.

Selam ve muhabbetlerimle…

beğen(3)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz