Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 07 Aralık 2021, Salı

El Ezher’lilerin Çilesi Hiç mi Bitmeyecek?

5 Aralık 2015
2.023 kez görüntülendi

El Ezher’lilerin Çilesi Hiç mi Bitmeyecek?
Reklam

Yusuf el Karadavi, Muhammed Abduh, Ahmed Yasin, Muhammed Mutavalli Şa’ravî, Ramazan el-Buti, Burhaneddin Rabbani, Vahba Zuhayli, Muhammed Abduh ve daha niceleri… Hepside El Ezher Üniversitesi’nde eğitim almış insanlar. Yaşadıkları ülkelerde kitleleri yönlendirmiş, tarihe isimlerini altın harflerle yazdırmış, etraflarını aydınlatmış, geride sayısız eserler bırakmışlar.

 

El Ezher Üniversitesi Mısır, Arap ve İslam dünyasının en itibarlı kurumlarındandır. Anaokulundan üniversiteye kadar her türlü eğitim müessesesini bünyesinde barındırır. Mısır’ın ve Arap Âlemi’nin en önemli dinamiklerinden, dünyanın en eski üniversitelerinden birisidir. 1100 yıldır dünyanın herbir köşesine sayısız âlimler, muhaddisler,  müfessirler, fukahâlar, filozoflar yetiştirerek göndermiştir. Ayrıca inançlı ve dinini bilen insanların her alanda olması düşünülerek, mühendislik ve tıp başta olmak üzere diğer tüm bilim dallarında da faaliyet göstermektedir.

 

Diğer yandan, köklü bir geleneğe ve kültürel yapıya sahip olan El Ezher’in özellikle İslam Âlemi ve batı dünyasının ilgi odağı olduğu da bir hakikattir. İslâmi tedkikler bakımından en muteber müessese, beynelmilel bir ilim otoritesi olduğu bütün dünyaca kabul edilmiş bir gerçektir. Avrupa, Amerika, Çin ve Japonya’dan öğrencileri olduğu gibi, mezkur ülkelerde ve Oxford, Sorbonne, Chambridge gibi üniversitelerde akademik çalışmalar sürdürülerek, doktora çalışması yapılabilmektedir. Bu anlamda talim ve terbiye metodlarıyla, muâsır üniversiteler safında yerini almıştır.

 

Son dönemlerde Ezher’in halk ve Arap Âlemi üzerindeki etki ve tesiri bilindiğinden, yöneticiler tarafından kendi haline bırakılmadığı mâlumdur. Bu durum yönetim erkinin siyasi müdahalesi ve manipülasyonları ile eğitim kalitesini ve sistemini birinci dereceden etkilemekte, üniversite üzerinde şâibeler oluşturmaktadır. Bu mânâda Ezher artık ulema yerine daha ziyade akademisyen yetiştirmektedir. Ancak buna rağmen yine de alanının en iyisidir.

Bu insanların emeklerine yazık değil mi?

Anadolunun muhtelif şehirlerinden giderek, kendi imkanlarıyla zor şartlarda ilim tahsil eden ülkemizin seçkin ve vatanperver gençleri, memleketin azimli ve çalışkan insanlarıdır. Gayeleri; vatanın yüksek menfaatlerini herşeyin üstünde tutarak, tekamülünü tamamlayıp, manevi ve ahlaki prensiplerini koruyarak, asrın ihtiyaçlarını anlayıp, hür ve açık fikirleriyle, ileriyi gören, taassubu değil ilmi esas tutan, kültürlü ve faziletli mürşitlerle yol alıp çalışmalarını buna göre tanzim etmektir.

Halkın kahir ekseriyetinin müslüman olduğu ülkemizde, kitabımız Kur’an’ın dilinin Arapça olmasından mütevellid, lisan açığının giderilerek bir boşluğu doldurmak ve bu alanda liyakate sahip olabilmek maksadıyla İslami ilimlerde tahsil görmek murad edilmiştir. Bu hususta her türlü meşakkate katlanarak gurbette zor şartlara göğüs gerilmiş, sınırlı imkanlarla bir çok zahmete girilmiştir. Mezunların hayatlarının en güzel ve en verimli dönemleri ilim tahsil etmekle geçmiştir.

Diplomaları geçersiz saymak gerçekleri gözardı etmektir!

45-50 derece çöl sıcağının altında yıllarca Kur’an’ı ve İslamı öğrenip, yurda dönerek vatana ve büyük milletine hizmet etmek dışında amacı olmayan bu insanlar, Türkiye Cumhuriyeti’nde eşine az rastlanır, hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir kanunsuzlukla karşı karşıya bırakılmışlardır!

10 yıllık memurlar, öğretmenler görevlerinden alınarak, hukuk geriye işletilmiştir. Akademik çalışma yapanların gerekçesiz bir şekilde üniversitelerle ilişiği kesilmiştir. İftiharla yapılacak, kutsal bildiğimiz askerlik hizmetini kısa dönem olarak tamamlayanlar, tekrar silah altına alınarak, 18 ay er olarak tamamlattırılmışlardır.

Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya..

Bırakın kendilerine görev tevdi edilmesini, her platformda terörist muamelesine tabi tutulmuşlardır! Hayatları her bakımdan târumar olmuş, ziyan edilmiştir.

Buna rağmen herhangi bir terör örgütüne mensup olan, devletine kurşun sıkan, siyasi meselelerden gözaltına alınan, ya da cezaevinde tutuklu tek bir Ezher mezunu yoktur! Buna mukabil Türkiye’de bulunan tüm Sivil Toplum Kuruluşları’nda, vakıflarda, derneklerde, yardım kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapmakta, halka ve hakka hizmette ülkemizin dört bir yanında ve dahi yurt dışında devam etmektedirler.

seslerini duyan var mı? 28 Şubat onlar için devam ediyor!

49.Türkiye Cumhuriyeti hükûmeti DYP-SHP ile başlayan sorunlar yumağı günümüze kadar seyretmektedir. 95’li yıllarda Kahire elçiliğine eğitim ateşesi olarak atanan Abdulhadi Güzel tarafından problemler daha da ziyadeleştirilmişti. Kendisi talebelere zorluklar çıkartır, elçiliğin kapısında (avluya da kabul etmez) öğrencileri, güneşin altında saatlerce bekletirdi. Gereksiz bürokrasilerle herkesi uğraştırırdı.

Ardından 2.4.1997 tarihinde ise YÖK aldığı bir kararla El Ezher mezunlarının diplomalarını tamamen iptal ederek, lise mezunu saydığını belirtti. YÖK’ün siyasi gerekçelerle aldığı bu karar kendi vatandaşlarını mağdur ederken, diğer yandan da Türkiye’nin uluslararası itibarına da zarar veriyordu.

Sonradan YÖK bu hukuksuz kararlarına Milli Eğitim Bakanlığı’nıda bulaştırdı. 29.8.1997 yılında bakanlığın ilgili birimlere gönderdiği talimatlarla öğretmenlerin tespit edilip, süratle görevden uzaklaştırılmaları talep edildi. Tüm memur ve öğretmenler görevlerinden atıldılar. Yani hukuk (hukuksuzluk) geriye yönelik olarak işletiliyordu.

 

Uzun seneler sonra ilk kez bir gelişme yaşanarak, Ak Parti döneminde yapılan öğrenci affıyla, 40’lı yaşlarda üniversiteye tekrar dönen Ezherliler bu kez bitirdikleri bölüme göre 1 yıl, ya da 2 yıl gibi fark dersleri alarak, denklik tamamlamak üzere ilave eğitim gördüler. Mezunların tamamına yakını bu eğitimi aldıktan sonra YÖK, günümüzde fark dersleri eğitimini kaldırarak diploma ve belgeleri posta yoluyla kabul edip, değerlendirerek denklik vermeye başladı. Ancak mezunlar bu eğitimi almalarına rağmen, bu kez de Pedagojik Formasyon ve memurluk atamasında kriter olan KPSS sınavı engeline takıldılar. Elbette 19 yıldır denklik muâdelesi ile uğraşan El Ezher’li, o kadar yıl sonra KPSS sınavında muvaffak olamaz! Kısacası bir türlü çözüm gelmiyor, sorun çözülemiyordu?

Bu zaman içinde ikinci bir üniversite okuyarak, ya da lise diplomasını kullanarak sayıları azda olsa bazı mezunlar kişisel çabalarıyla kamuda görev aldılar. Bu görev alanlar için de sorunlar devam ediyordu. Çalıştıkları kurumlarda 40 yaş sınırına takıldıkları için bazı sınavlara katılamıyor, terfi alamıyor, kurum içi geçişlerden istifade edemiyorlardı. Sanki görünmeyen bir el, sorunların çözülmesini istemiyordu?

Derin yaralar pansumanla ne kadar tedavi edilebilir?

Kurban kesecekseniz bıçağınız keskin olsun, hiç olmazsa can yakmasın!

Akranlarının düzenli bir hayat kurarak, kariyerlerinin zirvelerinde mutlu, mesut ve bahtiyâr olduğu bu dünyada El Ezherli daha ne kadar çile çekecek? 28 Şubat mağdurlarının tüm haklarının iade edilerek, özgürlükler, demokratikleşme, temel hak, hürriyet ve insan haklarında önemli mesafeler alan ülkemiz hayatın birçok alanında sağladığı gelişmelerle tarih yazmaktadır! Siyaset erkinin bu sayılan hususlardaki duyarlılığını elbette biliyoruz. Artık çözüm bekleyenler arasında sıranın, El Ezher Mezunları’na gelmesini tüm mezunlar, âileleri ve sevenleri sabırsızlıkla beklemektedir.

Geç gelen adâletin hiçbir zaman adalet olmayacağını, mezunların özlük haklarının tekrar iade edilerek sorunların halledilmesini, yeniden toplumdaki statülerinin geri kazanılmasını, zâyi olan yıllarının tazminini, maddi ve manevi refaha kavuşmayı arzulamaktadırlar.. Aziz vatanımıza ve necip milletimize kendilerinden beklenildiği hizmeti, aksaksız ve kusursuz bir şekilde verebilmek maksadıyla bu müşkil durumun hallinin vücûbiyetini ilânen duyurur, dirayetli devlet ricalinin, reis-i Cumhurumuzun ve yüksek hükümetimizin ve de yüce meclisimizin ivedilikle meselenin çözümü hususunda lütuf ve inayet buyurmalarını, üzerine eğilerek 28 Şubat’ın son mağdurlarınında yüzlerini güldürerek, kaderlerini değiştirmelerini diliyoruz.

Selam ve muhabbetlerimle…

beğen(8)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz