Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 19 Ekim 2021, Salı

Dolar Hegemonyası

6 Ekim 2015
1.512 kez görüntülendi

Dolar Hegemonyası
Reklam

Bütün mesele, dünyada dönen ekonomi ve finans oyunlarının farkına varıp gerekli stratejileri uygulamaya koyabilme gücüne sahip olmada.

Bir zamanlar fiyat para (itibari) ile mal para arasındaki ilişki ekonominin temelini oluştururken, altın endeksli değerlendirilirdi, bu zamanla altın-dolar ilişkisine dönmüş, sonra da altın kadar ekonomide değer belirleyen bir madde, petrol devreye girmişti.

En az altın ve petrol kadar denge unsuru haline gelen dolar, zamanla hem altını, hem de petrolü belirler hale gelmiştir.

Bu, gerçekte dünya ticaretinin dolara olan ihtiyaç hissetme aldatmacasından başka bir şey değildir. Ülke ekonomilerinin dolar olmadan ticaret yapamayacakları yanılgısı sürekli dolara yönelmeyi sağlamış, altına, petrole saldırır gibi, belki de hakikatte hiç değeri bile olmayan dolara yöneltmiştir.

Nekadar dolar’ın varsa, o kadar güçlü ekonomin var imajı oluşturulmaya çalışılmakta. Oysa ani bir sallantıda dolar’ın değerinin sıfırlanacağı hiç göz önüne alınmamaktadır.

Bu gerçek, buz kalıplardan üretilmiş paraların derin dondurucularda saklanması gibi bir şey. Güneşe çıkarılıp bir müddet sonra bekletildiği zaman eriyip yok olacağı gerçeğini değiştirmez. Buz kalıplarının değeri nasıl ki güneş ile yok olabiliyorsa, altın karşısında doların değeri de sıfırlanabilir. Bunun için güneş gibi güçlü bir iradeye ihtiyaç vardır.

Oysa altın her zaman altın olarak kalmaya devam eder. Dünya kurulalı beri değerini muhafaza eden bir metaldir altın. Tabiatta az bulunmasından, özel kimyasal bileşimlerinden dolayı saklama aracı olarak kullanılmış ve kullanılmaya da devam edecek bir değer belirleme aracıdır. Petrol de altına benzer şekilde son dönemde değer belirleme aracı olarak kullanılır hale gelmiştir.

Oysa kağıttan üretilen dolar’ın bu iki madene kıyasla hiçbir özelliği olmaması gerekir. Değeri de yine bu iki madene göre azalıp artması gerekirken, şimdi tam tersi bir işlev görür hale gelmiştir. Bunda, siyasette yapıldığı gibi ülke ekonomilerinde yapılan algı operasyonlarının ve spekülasyonlarının da çok büyük etkisi vardı. Değeri olmadığı halde değerli gibi gösterme, çocuğu oyuncaklarla kandırmadan farksız bir algı operasyonundan başka bir şey değildir.

Finans oyunları, kağıt para ekonomisine geçilmesinden sonra başlamış denilse yanlış olmaz.  Hele bir de dünya para piyasalarını ve buna bağlı olarak ülkelerin ekonomilerinin dolar endeksli hale getirilmesi, spekülasyonlara doğrudan açık hale gelmesini sağladı. Basit bir oyunla ihtiyaç duyulan hammadde çok ucuz fiyata satın alınabilmekte, hatta karşılığı bir anda sıfırlanacak değersiz bir kağıt parçasına temin edilebilmekte. Bunun nedeni gücü elinde bulunduranların ekonomiyi de istedikleri şekilde yönlendirebilmelerindendir.

Açık söylemek gerekirse sıkıntıların temelinde altın endeksli değil de karşılığı bile olmayabilecek kağıt para endeksli ekonominin dünyaya dayattırılması vardır. Amerika Birleşik Devletleri’nin altın reservlerinin dünya piyasalarına karşılıksız sürdüğü dolarları karşılar mı sorusunu sorabilmek için de güç parametrelerinin var olmasına bağlı. Güce hesap sorulamayan bir dünyada yaşanıldığına göre ekonomi ve finans oyunları ile karın tokluğuna dünyanın yüzde doksanlık bir oranı, modern köleler olarak çalıştırılmaya mahkum bırakılabilmektedir.

Bir kaç aydır bir çok ülkenin ekonomisi basit spekülasyonlarla hallaç pamuğu gibi ordan oraya savruldu ve savrulmaya da devam ediyor.

Bu savrulmalara ve bir anda dolar’ın tavan yaptırılmasına şu üç neden gösterilmektedir: Bir, Çin’in ekonomisini toparlayabilmek için, yatırımcıları daha fazla ülkesine çekebilme adına ucuz işci alternatifini ve ucuz imkan olanaklarını sunma bahanesi ile parası Yuan’ın değerini düşürmeye gitmesi. İki, dolar’ın arz talep haline getirilerek değerinin yükseltilmesi ve bir üçüncüsü de ülkelerde çıkartılan suni siyasi istikrarsızlıklar. Dikkat edilirse bunların hepsi dolar ve dolar’ın merkezi ile bağlantılı olduğu görülecektir.

Batı, petrol ihtiyacını ucuz fiyata karşılayıp, stoklarını da doldurduğu zaman, altın ve petrol fiyatlarının yükselmesi, doların da değerinin düşmesi kaçınılmazdır.

Sağlıklı bir dolaşım aracı piyasaya sürülmeden ekonomileri belirleyen Dolar Hegemonyasından kurtulunması da mümkün görünmüyor gibi.

 

Doç.Dr.Saim Kayadibi

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz