Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 19 Ekim 2021, Salı

Açık ve Gizli Terör

19 Eylül 2015
1.769 kez görüntülendi

Açık ve Gizli Terör
Reklam

Bir yanda içimizdeki açık ve gizli terörden, diğer yanda Mescidi Aksa’daki onurumuz çiğnenirken yüreklerimiz de yanmaya devam ediyor.

 

Dört gündür lanetli kavmin askerleri kanlı postallarıyla Kudüs’teki Haremi Şerifi ağlatıyor, mescidin avlusundaki masum Filistinliler’i linç ediyorlar, Cumhurbaşkanımız hariç, bu terör devletinin aşırılıklarına dur diyen de hemen hemen yok gibi.

 

Pervasızca Mescidi Aksanın minberine postallarıyla dalıp, camiyi harabeye çevirenler ülkemizdeki açık ve gizli terörden istifade ederek cesaretlenmekte, boşluktan yararlanmak istemekte.

 

Oysa her ne kadar biz içimizdeki gizli ve açık teröristlerle uğraşsak da Kudüs’ü, Mescidi Aksa’yı unutacak, kendi derdimize düşerek ümmetin meselesini gözardı edecek değildik. En hızlı bir şekilde onurlu bir duruşla Birleşmiş Milletler Teşkilatının Genel Sekreteri Ban-Ki Moon devreye sokulmuş, gerekli adımların atılması, terör devleti İsrail’e dur denilmesi istenmişti.

 

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın telefon görüşmesinde İsrail’in densizliklerinin asla kabul edilemeyeceğini, bu saldırıların İslam Aleminde ciddi infiallere sebebiyet vereceğini belirtmiş,  BM’yi uyarmış, Kudüs’teki ihlallere karşı artık birşeyler yapılması gerektiğine de işaret etmişti.

 

Terör devleti İsrail’in bu yaptığı ne ilk ne de son saldırı olacak, bunun böyle olduğunun hepimiz farkındayız. Daha önce sayısız saldırılarla binlerce masum insanların evleri yerle bir edilmiş, çoluk çocuk demeden katledilmiş, toprakları işgal edilmiş, yurtlarından zulüm ve işkence ile sürülmüşlerdi.

 

Her ne kadar “Hak ve Batıl” mücadelesi kıyamete kadar sürecek olsa da, gelişmelere duyarsız kalınamazdı elbet. Terör devleti  akıbetini hazırlayıncaya kadar yapması gerekeni arsızca yapacaktır, bunda hiç kimsenin şüphesi yok. Ümmetin her bir ferdinin de üzerine düşeni karınca kararınca yapması gerekir. Herkes gücü nisbetince Allah katında sorumludur.

 

Bu yapılan zulümler ve densizlikler, terör devleti İsrail’in özelliği. Neydiği belli, ve ne olacağı da belli olan İsrail hakkında herkes bilinmesi gerekeni zaten biliyor, açıktan açığa terör estirmekte. Oysa şimdi içimizde cirit atan gizli terörle mücadele etmek, onların oyunlarını görüp gerekli tedbirleri almak, İsrail terör devleti ile mücadele etmek kadar kolay değildir.

 

Yine de dışımızda, İsrail’in açık ve Batı’nın gizli terörü ile mücadele etmek, içimizdeki, açık PKK ve gizli fitne terörü ile mücadele etmekten daha kolaydır. Her ne kadar PKK açık bir terör gibi görünse de arkasında nice gizli şer odakları açık ve gizli yöntemlerle topyekün güzel vatanımızı işlevsiz hale getirmeye, ümmetin tek umudunu yeniden yok etmeye çalışmaktadırlar.

 

Bu oyunun bozulması için toplum olarak her bir ferdin gerekli feraseti göstermesi, birlik ve beraberlik içinde mücadeleye hazır olması gerekir. Birlikte nefes alıp verdiğimiz bu güzelim vatanı ancak birlik ve beraberlik içinde koruyabilir, gizli ve açık düşmanların üstesinden gelebiliriz.

 

Çünkü sinsi düşmanlar kendilerini Kur’an diliyle islah ediciler, olarak görmekte, sinsi niyetlerini masum insanlardan gizlemektedirler: “Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, -biz ancak ıslah edicileriz- derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.” (Bakara 11/12)

 

Allah’ın dinini kullanarak, latif sözler söyleyerek, insanları afyonlayıp kandırmaya çalışanlar her ne kadar kısa vadeli hırslarında başarılı gibi görünseler de uzun vadede kaybedenlerden olacakları kesindir. Çünkü Allah (cc) onları hilelerinin başlarına geçirileceğini bildirmektedir. “Bilakis biz, hakkı batılın tepesine bindiririz de o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsınız ki, batıl yok olup gitmiştir.” (Enbiya: 18)

 

Şimdi hem terör devleti İsrail’in vadedecekleri süslü yalanlara, hem PKK’nın hezimete uğramış zavallı rolünde af dileyerek, tavizler kopartıcı tavırlarına, hem de içimizdeki gizli taşeronların sinsi timsah gözyaşlarına kanıp onlara fırsat verilmemeli. Topyekün her bir gizli ve açıktan saldırıya geçen bu terör odakları ile mücadeleye devam edilmeli, başarının da, hezimetin de Allah’tan olduğuna inanarak ayaklarımızı istikamette sabit kılmalı, Yüce yaratıcıya tam güvenmeli ve kulak vermeliyiz: “Onların nasıl ahdi olabilir ki? Zira onlar size galip gelselerdi hakkınızda ne bir ahit ne de bir anlaşma göstermezlerdi.” (Tevbe: 8)

 

Kafirlere ve münafıklara asla en ufak bir acıma hissi duymadan kökleri kurutuluncaya kadar mücadeleye devam edilmeli ve onların binbir çeşit hilelerine karşı teyakkuz halinde olunmaldır

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz