Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 20 Eylül 2021, Pazartesi

Uyarmak Zorundayım

20 Haziran 2018
934 kez görüntülendi

Uyarmak Zorundayım
Reklam

Uyarmak Zorundayım

Hem kulluk, hem de vatandaşlık görevimdir bu!

Saadet Partisi’nin bugünkü yöneticileri yanlış veya doğru attıkları her adıma geçmişte merhum Necmettin Erbakan hocamızın uygulamalarından meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlar. Bu yaklaşım çok sorunlu ve sosyolojik olmamakla birlikte uygulanabilir de değildir.

Bugün Saadet Partili yöneticilerin geçmişte Erbakan hocamızın CHP ,AP ve MHP ile yaptığı koalisyon ortaklıkları ve ittifaklarının günümüzde de geçerli olabileceğini iddia etmeleri ve CHP ,İYİ Parti ile aynı karede yer alarak seçim ittifakı yapabileceğine delil göstermeleri son derece tutarsız bir yaklaşım olmuştur.

Erbakan hocanın mücadele verdiği dönemde işbaşına gelecek hemen her hükümetin Müslümana, dinine, yaşam tarzına, ekonomisine, İslam ülkeleriyle olan ilişkilerine her halde zarar vermesi kesin olduğundan böyle bir ortamda milli görüş partisinin bir şekilde partilerle ortaklık veya birliktelik oluşturması tartışmasız doğru bir karardır.

Ama bugün Ak Parti iktidarında dindar insanların elde ettiği hak ve özgürlüklerin korunması, yapılan yatırımların devam ettirilebilmesi ve yenilerinin üzerine eklenmesi mümkün olmayacak bir çalışmanın içine girmek, hatta sekteye uğratacağı kesin bir yapının parçası olmak bu haliyle geçmişte Merhum Erbakan hocamızın yaptığı çalışmalara nasıl benzetilebilir?

Bir an şöyle düşünsek !
CHP’nin de içinde olduğu bu yapı iktidar olmayı bir şekilde başardı. Bu haliyle Saadet Partisi, milletimize geçmişte yapıldığı gibi bir kötülük yapılırsa onu düzeltmek veya engellemek imkanı var mıdır? Asla yoktur.

Hele bir de bir televizyon kanalında Karamollaoğlu’nun yaptığı gibi Kılıçdaroğlu güzellemesi yapmak da neyin nesidir? Üstelik aday Kılıçdaroğlu değil de Muharrem İnce değil midir?

Karamollaoğlu’nun Selahattin Demirtaş ile ilgili, aday olduğu halde hapiste olmasının hukuken doğru bulmadığını söylemesi ve serbest bırakılmasını istemesi akıl alır gibi değildir. Bu mesele hukuki değil de siyasi bir meseledir bunu sen anlamadın mı sayın Karamaollaoğlu? Hukuk ne derse desin de bir siyaset adamı olarak senin vicdanın bu konuda ne diyor? Gerçekten senin vicdanında Selahattin Demirtaş suçsuz mudur?

Karamollaoğlu bu haliyle, Mustafa Kamalak’ın FETÖ dershanelerinin kapatılması konusunda düştüğü yanlışa düşmüştür. Çünkü o da dershanelerin kapatılmalarının hukuken mümkün olmadığını söylemekle bir siyasetçi gibi değil de bir hukukçu gibi hareket etme gafletine düşmüştür. Oysa siyaset adamı, hukukçuların yanlışlarını ve hukuktaki yanlışları da gidermekle yükümlü değil midir?

Şayet Karamollaoğlu bir siyaset adamı olarak siyasete ve hukuk sistemine katkı sunmak isterse o takdirde Selahattin Demirtaş’ın işlediği yanlışlardan dolayı aday olmasının yolunu kapatacak önerilerde bulunması daha doğru olabilirdi.

Üzülerek ifade etmeliyim ki, Saadet Partisi bu haliyle oylarını artırmak adına, sonucu müspet veya menfi sadece seçim kazanmaya odaklanmıştır. Oysa Erbakan hocamız sayıya değil de niteliğe çok önem verirdi. Bu yüzden çok düşük oy alsa da milli görüşün partisini Türkiye’nin en büyük partisi ilan ederdi.

Dava adamlığı böyle bir duruştur işte!

Ömer ALÇEP

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz