Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 04 Nisan 2020, Cumartesi

TRUMP VE NETANYAHU’YU İZLERKEN!

2 Şubat 2020
162 kez görüntülendi

TRUMP VE NETANYAHU’YU İZLERKEN!
Reklam

Hafta başında hatırlarsınız, dünyanın iki emperyal gücü basın toplantısında yine müslümanlar üzerinde planladıklarını altın kupada sunarak önümüze koymakla meşguldüler.

Malumunuz olduğu gibi bir kaç cılız ses ile buna çok sayıda islam ülkesi tepkisini ortaya koydu. Çünkü emperyalistlerin amaçlarının ne olduğu son zamanlarda ki çıkışlarından daha net belli olmuştu.

Sonuç itibariyle şunu anladım ki; her ne olursa olsun bölgede ki iki kesimden biri galip gelmediği sürece sorunlar sona ermez, ermeyecek.

Çünkü toplantıyı izlerken Trump’un yüzünde alaysı bakış ile Netanyahu’nun yüzüne yansıyan mutluluk emarelerini hiç unutmayacağım. Çünkü müslüman kanı üzerinde yaptıkları planlamadan mutlu olacakları bir sonuç almış olmalılar ki, tamamıyla davranışlarına, suratlarında ki ifadelere yansımıştı. 

Trump tavrıyla ben böyle istiyorum sizde buna uyacaksınız yaklaşımında ki parmak sallarcasına konuşma üslubundan anlaşılan bölge daha çok kan ve gözyaşına sahne olmaya devam edecek.

Netanyahu’nun ağzına şeker verilmiş çocuk edasıyla masumane gibi duruşu ve şeytani gülümsemesini daha görür görmez; “Eyvah! İslam ülkelerinin başına çorap örmek için bu iki şer odağı yine plan yapmışlar.” diye hayıflandım.

Ümmetin başına bu kadar felaketin ardarda gelmesi hiç dikkatinizi çekti mi?

Niçin onca gösterilere rağmen, akan kana rağmen, protestolara rağmen bir arpa boyu yal alınamıyor?

Bu soruya odaklanmalı ve planlarımızı ona göre yapmalıyız.

Birçoğunuzun geç kalmadık mı dercesine anlamlı bakışlarını görüyor gibiyim. Ama çoğunuzun da düşündüğü gibi evet geç kaldık. Kısa vadeli politik hesaplar peşinde koşan ve dış odaklı iç çatışmalardan başını alamayan müslümanların yaşadığı devletlerin ve çoğunun başında ki batı güdümlü liderlierin de etkisiyle ileri değil zaman geçtikçe hep geriye doğru adım saydık.

Uzunca bir süredir ümmeti mutlu kılacak; “Hah iyi oldu keferelere!” diyecek alkışlık bir parlamamız söz konusu olmadı.

Bundan sonrada zor olur.

Ama rabbimizin lütuf ve kereminin her daim yanımızda olduğu gerçeğine de bir parantez açarak yazıma devam ediyorum. Rabbim başarıyı her ne olursa olsun bir çabaya bağlı kılmıştır. Bunun için herkese eşit fırsat vermiştir. Bu fırsatı değerlendirenler ileri doğru koşar adım giderlerken, fırsatları elinin tersiyle iten, kardeş kavgasıyla koskoca yılları eriten bir ümmet olarak üzülerek ifade etmeliyim ki onların tam aksine sınıfta kaldık.

Çünkü ne geçmişten ders alma, ne de geleceğe yön verme gibi bir derdimiz olmadı. Fertten başlayıp, devletin en üst düzeylerine kadar boş işlerle basit ve hatta  süfli emeller için gayret gösteren bir ümmetin başarıya ulaşmasını beklemek biraz saflık olurdu.

Okullu yıllarında çocuklarımıza geçmiş ve geleceğe dair ibret alması gereken şanlı tarihimizden sayfaları yeterince aralamadık. Onlara hep para kazanmasını, akrabadan, komşudan, eşten dosttan birilerinin çocuklarıyla yarıştırırcasına sınav kazanmalarına doktor mühendis olmalarına, büyük adam olmalarına şartlandırdık.

Çünkü bizim gözümüzde büyük adam olmak; doktor olmak, mühendis olmak, bakan olmak, başbakan olmak şeklinde algılanmıştı. Böyle şartlandırılmıştık.

Halbuki öncelikle edep ve ahlak öğrenip öğretmemiz, düzgün, hakkaniyetli insan olmamız gerektiğine ilişkin bir fikir vermemiştik.

Böyle yetiştirilen körpe dimağlar daha yaşlarının gereği bir çok hususa kani olamadıkları için ağızdan çıkan her lafı duydukları gibi doğru kabullemişlerdi.

Bugün iş arayanların masabaşı iş beklentilerinin temelinde bu yanlış yönlendirme mantığı yatmakta.

Onlara ebeveynlerince, hep yüksek makamlarda çalışan birileri olmaları için psikolojik baskı uygulanmadı mı?

Günümüzde herkesin her konuda fikir sahibi olmasının temelinde de bu yatıyor. Etrafınızda ki onca insan bilmediğinin bile farkında değil, her şeyi bildiğini zanneden ve ilk tümsekte ayağı takıp tökezleyen toplumsal garabete dönüşmemizin kökenine inmek gerekiyor.

Doktora gittiğinizde onu dinlemek zorundasınız. Çünkü o işin ilmini almış insan anatomisine ilişkin birikim edinmiş.

Avukata gidersiniz Türk hukuk ve ceza sistemine ilişkin konularda bilgi sahibidir.

Bugün bir inşaat işçisi de çok değerlidir. O da konusunda uzmandır. Bildiklerini binayı örerken teker teker tatbik ederek bugün içinde oturduğumuz muhteşem yapılara imzasını atmıştır. Örnekleri çoğaltabiliriz.

İşin asıl boyutu; geçmişte insanımıza bir yön çizmesini öğretseydik, bugün daha farklı noktalarda olabilirdik. Toplumsal sistemde herkesi doğru yerde konumlandırmasını bilebilseydik ve herkes sadece üzerine düşeni yapabilseydi, sistem şak şak şak yerine oturur ve birilerince şamar oğlanına çevrilmezdik.

Bugün cumhurbaşkanımızın yaptığı ümmetin ölü hücrelerini diriltme çabasıdır.

Siz bakmayın muhalefete ve şakşakçılarına! Onların her dediği her yaptığı plansız kuru gürültüdür

Kaynak: TRUMP VE NETANYAHU’YU İZLERKEN! – Serdar USMAN

beğen(1)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz