Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 06 Mayıs 2021, Perşembe

Şükrederseniz Artırırım.

5 Kasım 2015
1.604 kez görüntülendi

Şükrederseniz Artırırım.
Reklam

Vakit şükür vakti elbet, nice sınavlarla geçen aylardan sonra, Allah yeniden ümmetin umudu olacak bir millete sevinç tattırdı.

Güçlü olanın değil, takvalı olanın kazanacağını bir kez daha gösterdi Allah.

Güçlünün yanında değil Hak’kın hatırını kollayanın yanında olduğunu, nefsi ihtiraslarının, particilik yapanların, üstünlük sanrıları ile kıriz geçirenlerin yanında olmadığını, halka hizmet etmenin Hak’ka hizmet etmek olduğu şuurunda olanların yanında olduğunu bir kez daha gösterdi Allah.

Ümmet bilincini sıloganik söylemlere kurban ettirmeyen bir millete, İslam Alemi’nin umudu olma şerefini yeniden bağışladı.

Bir kaç gündür ülkemiz ve milletimiz için şahsıma gönderilen özel tebrik mesajlarının, yapılan telefon konuşmalarının, yazılan emaillerin haddi hesabı yok, kimisi göz yaşlarını tutamadığını, kimisi seçim sonuçları bitinceye kadar dualarla destek olduğunu, kimisi ilk sonuçlar açıklanır açıklanmaz secdeye kapandığını samimi duygularıyla ifade ediyorlar, İslam Alemini, Allah’ın yalnız ve başsız bırakmadığı vurgusunu yaparak sevinçlerini paylaşıyorlardı.

Bunlar Türkiye’li kardeşlerimiz değil elbet, Afrika’dan, Amerika’dan, Asya’dan, Avustralya’dan, Avrupa’dan ve özellikle de dünyanın merkezi İslam Aleminin kalbi Ortadoğunun gözü yaşlı mazlum halklarından.

“Dualarımız ümmetin tek umudu Türkiye için” diyenlerden.

Binbir desise ve oyunlarla Mısır dirilişini baltalayıp, büyümekte olan Musaları Rabia’da, Tahrir’de katledip, kalanlarını da Mısır zindanlarında ölüme terketmişler, durdurduklarını zannetmişlerdi ümmetin uyanışını. Türkiye’yi de içimizdeki hainler yüzünden aynı hesaplarla nice komplolara maruz bırakmışlardı.

Herbir komplo ve ihanetin arkasından başarıyla çıkıldı şükürler olsun.

Uhud’da alınan derslerle yeniden toparlanıldı. İnsan, başına gelen her işte bir hikmet olduğunu bilirse, başarının peşini kovalaması kaçınılmazdır. İçe dönüş, içten aydınlanma ancak dışarıyı aydınlatabilir. Özden gelmeyen, kaynağı manevi değerlerle güçlendirilmemiş hiçbir oluşum başarıya ulaşamaz.

İşte dünyanın dört bir köşesinden gelen gözü yaşlı, eli bereketli, dili zikirli dualar rahmeti celbetti.

Öldü diye planlar kurulup, linç edilmek istenilen kırk canlı dev yeniden dirilip, güçlenerek şahlandı.

Sınavlar bitmedi ve diriliş vaktine kadar da devam edecek. Zafer de hezimet de birer sınavdır.

Sınavlara karşı gösterilen duruş, varlık şuurunun neticesidir. Nasıl ki 7 Haziran’da pes etmeyip her türlü oyunlara karşı mücadeleler ederek sabır ve özveri ile asla hak ve adaletten ayrılmadan devam edildi ise, şimdi de 1 Kasım Zaferi ile yapılması gereken şükür yerine getirilmelidir.

Şimdi sıra, bu zaferi veren Yüce Allah’a şükretme zamanı ve şükrün gereğini yapma vaktidir.

Şükür nasıl yapılacak öyle ise?

Şükrün üç şekilde yapılabileceğini biliyoruz. Bunlar dil ile, kalp ile ve amel ile. Her ne kadar dil ve kalp ile yapılan şükürlerin çok önemi olsa da, fiili olarak yapılan şükrün yerini tutamaz.

Sıhhatin şükrü vücut azaları ile yapılacak ibadeti artırmaktır. Servetin şükrü zekat ve sadakaları çoğaltarak artırmaktır. Makam ve mevkinin şükrü halka hizmette yarışmaktır.

Siyasetin şükrü ise bütün ümmetin umutlarını gerçeğe gönüştürmek için kınayanın kınamasına bakmadan Hak için halkın yanında yer almaktır.

Zulme uğrayıp da kendisine yapılan zulmü edebinden dolayı söyleyemeyenleri bulup adaleti tesis etmektir.

Herşeyi adalet üzre, yani yerli yerine koymak için Hz. Ömer, merhamatte Hz. Ebubekir, delikanlılıkta Hz. Ali, kendi kanının akıtılmasını ümmetin kanının akıtılmasına tercih eden Hz. Osman olabilmektir.

Hiç vakit geçirilmeden, öncelikle ülkemizi bir kaç yıldır çalışamaz hale getirmeye programlı, içerden ve dışardan destekli hainlerin kökü kazınılmalı, yine içeriden ve dışarıdan destekli terörün son bir ferdi kalmayıncaya, kökleri kurutuluncaya kadar devam edilmelidir.

Ümmet bilinciyle yuvadan kopartılan evlatları yeniden yuvaya kavuşturmanın hesabı yapılmalı, ayrılık acısı söndürülmeli, İslam Birliği umutları hayata geçirilmelidir. Çünkü onlar Alparslan’ın, Yavuz’un, Fatih’in, Abdülhamit’in sevdasını bekliyorlar.

Bu samimiyetle şükür yapılırsa Allah da verdiği zaferleri kat kat artırır.

beğen(1)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz