Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 02 Aralık 2020, Çarşamba

ŞEHİTLERİMİZ TAHTINDA RABBE GÜLÜMSERKEN!

3 Mart 2020
520 kez görüntülendi

ŞEHİTLERİMİZ TAHTINDA RABBE GÜLÜMSERKEN!
Reklam

Sonunda damarımıza basıldı. Bundan sonrası Rusya’nın ardına sığınarak aklınca bize meydan okuyan, vatanını satarak emperyalistlere peşkeş çeken, kendi vatandaşlarını güç zoruyla evlerinden barklarından ederek onları karda kışta rezil eden, babasının izinde giderek zulümde ondan geri kalmadığını tüm dünyaya gösteren, güney hududumuz boyunca ülkemizi tehdit eden terörist unsurlara göz kapayıp, hatta destekleyen Beşşar Esed’in 27 Şubat gecesi alçakça hava saldırısı sonrası şehit düşen 33 Mehmetçiğimiz ile hemen bir gün aradan sonra bir mehmetçiğimizinde ulaşan şehadet haberiyle 34’e ulaşan şehitlerimiz bardağı taşıran son damla oldu.

Bütün bunları uzaktan izleyen ne haltsa demeç üstüne demeç yayınlamak suretiyle kıt akıllarınca gazımızı aldığına inanan batı dünyası göstermelik kınama mesajlarını yayınlamakta geç kalmadı. Amerika malumunuz NATO müttefikimiz ayağına mesajlar yayınlayıp geçmişte yaptıkları gibi unutulur gider nasıl olsa yollu bir taktik izleme planlarını sürdürdüler.

Ama taşmıştı bardak bir kere!

Suriye’den yeni göç dalgası ülkemize yönelince de kıllarını kıpırdatmadılar. Nasıl olsa AB bahanesiyle yutkunuruz diye düşündüler.

Ama bu kez beklediklerinin tam aksine cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu sonrasında Bulgaristan ve Yunanistan’a açılan kapılar mülteciler için serbest bırakıldı. Bir anda sınırlara akmaya başlayan göç dalgası sonrası afallayan Avrupa ülkeleri şimdi kara kara bu işin içinden nasıl sıyrılacaklarının hesabını yapıyorlar.

Hayır efendim! Bu kez sıyrılamayacaksınız. Mültecilerden hepiniz hissenize düşeni alacak ve onları içinize sindireceksiniz. Müslüman oldukları halde zorunuza gitse de kusura bakmayın, sindireceksiniz.

Unutmayın! Her şey istediğiniz gibi olacak diye bir kaide yok. Bu kez Türkiye’nin istediği olacak. İşinize gelse de gelmese de bu böyle olacak.   

Biz vatanımıza kesin yerleşim yapmış, yatırımını yapmış, hatta istihdam bile sağlamış olan mültecilere sahip çıkmasını biliriz. Eğer gitmek isterlerse kapımız onlara da sonuna kadar açıktır.

Diledikleri ülkeyi beğenebilirler.

Almanya’mı olur, Fransa mı olur, Belçika mı olur, Hollanda mı olur, Danimarka mı olur, İtalya mı olur…. Ona kendileri karar verecekler.

Bundan böyle kendinizi medeni dünyanın öncüsü gibi görmeyeceksiniz. Ne kadar zalim toplumlar olduğunuzu bileceksiniz. Gözünüzde kendinizden olmayanların insan değeri bile taşımadığının sonuçlarına sonuna kadar katlanacaksınız.

25 sene önce Mısır’da öğrenimimi tamamladıktan sonra bazı dostlar Avrupa’ya giderek o taraflara yerleşmemi önermişlerdi. Taa o zamandan kesin bir dille reddetmiştim. Kendi öz yurdumu bırakıp başka bir ülkenin insafı altında yaşayamayacağımı ifade etmiştim. Hatta 30 – 40 sene sonra Avrupa’nın farklı bir çehreye bürünüp adına gurbetçi denilen vatandaşlarımızdan kurtulmak isteyeceğini dahi ifade etmiştim.

Allah’a şükürler olsun ne kadar isabetli bir karar aldığımı şimdi görüyorum. Orada bulunan ve alnının teriyle nafakasını kazanan milyonlarca vatandaşımız gözlerine batmaya başladı. Çünkü orada ki insanımızın ruhuna nakşolmuş olan vatan sevgisini, yurduna olan maddi ve manevi desteğini kıramadıkları için gün geçtikçe güçlenen ve hiç istemedikleri bir model ülke Türkiye gerçeğiyle yüzleşmekten olabildiğince tırsıyorlar.

O gün geldi.

Bu ülke sizin dilediğiniz yöne çekebileceğiniz eski model siyasetçilerden kurtuldu. Onları temsil eden kalıntıları var ama konuştukça batıyorlar. Şu düzen sağlandıktan sonra arzu ederlerse orada ki vatansever vatandaşlarımızla bunları takas edebiliriz. Siz o türleri seversiniz nasıl olsa! FETÖ elebaşlarını ve yardakçılarını sahiplenmenizden ötürü bunu çok iyi biliyoruz.

İkili oynama döneminiz bitti.

Bundan sonra sadece gerçekler var. Hepiniz bu gerçeklere uyacaksınız. Canınız istese de istemese de uyacaksınız.

Şu an Türkiye Cumhuriyeti olarak günden güne ilerleme safhalarımız sürüyor, sürecek. Evet teknoloji anlamında henüz biraz geride olabiliriz ama azmin elinden hiç bir şey kurtulamıyor, bunu da biliyoruz.

Daha önceki ve son 34 şehidimizin her damla kanının hesabı sorulacak. O yiğitlerimiz sayesinde ülkemiz dünyada mamur oluyor artık. Ama şehitlerimiz, berzah aleminde bizim sahip olduğumuz huzurun fersahlarca üstünde mutlu oluyorlar.

Bizim şifreli sözcüklerimiz : “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Şimdi anladınız mı ne olup bittiğini?

Artık devir değişti. Devran döndü. Yaptıklarınızla yüzleşme zamanınız geldi. Birlik olarak dağılma sürecine girdiniz. Ekonomi anlamında yalpalamaya başladınız. Durun daha neler neler olacak!

Serdar USMAN

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz