Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 14 Haziran 2021, Pazartesi

 ÖNCE NİYET  SONRA GAYRET 

28 Şubat 2017
808 kez görüntülendi

 ÖNCE NİYET  SONRA GAYRET 
Reklam

 

Her insanın hayatında,  çok önemli bazı olaylar ve tabiki yaşanmış bazı anılar vardır. Paylaşılmasını önemli gördüğüm hayatımdan bir kesiti siz değerli okuyucularımla paylaşmak isterim.

 

Yıl 1993 Mısır El-Ezher Üniversitesini büyük bir çalışma ve gayret neticesinde bitirdim. Asıl sıkıntı okul bittikten sonra başlamıştı benim için. Çünkü o güne kadar tüm masraflarımı sadece merhum babam karşılıyordu, bende okuyordum evet sadece okuyordum.

 

Evliydim, evimizin neşesi, ilk göz ağrımız, ciğerparemiz  küçük bir kızımız  vardı. Her ne kadar ilim Beşikten mezara kadar da olsa, şimdilik okuma bitmişti benim için. Okutmalıydım artık, ilmimin, bilgimin gereğini yapmalıydım, insanları Hakka, islama çağırmalıydım artık. Aynı zamanda ailemi geçindirecek rızkıda elde etmeliydim, ama nasıl?

 

Son günümüzdü Kahire’de, havalimanında valizlerimizi verdikten sonra, eşimin kucağında bebeğimizle bir köşeye oturduk. Hem seviniyordum mezun oldum, hasret bitiyor artık diye, hemde babamdan artık para isteyemem geçimimiz bundan böyle nasıl olacak, diye derin bir düşünce içinde idim. Bu düşünce içinde havaalanında uçak beklerken birden aklıma Hz. Meryem Validemiz geldi. Zira O Allah tarafından birçok rızka nail olmuştu. Yine aklıma O’nun annesi geldi, karnında Hz.Meryem’e hamile iken O’nu Beyt – i  makdis’e adaması ve niyeti… Bende içten içe o esnada cenab-ı Hakk’a şöyle dua ve niyazda bulundum: -” Ya Rabbi! Bende kendimi bu dine adamak ve vakfetmek istiyorum, bu uğurda çalışabileceğim bir iş ve geçimimizi sağlayabileceğimiz bir rızık nasip eyle…” diye dua ve niyazda bulundum içtenlikle ve samimiyetle.

 

Neticede sağ selamet Memleketimize döndük. Kimilerine göre istanbul, kimilerine göre ise islambol  olan güzel şehrimize hasretimiz bitmişti artık. Üç beş gün eş – dost gezdik gördük.

 

Daha sonra mezun olduğum Pendik İmamhatip Lisesine varayım hocalarımı ziyaret edeyim diye düşündüm. Zira kendilerinden okuduğum bazı hocalarımız hala orada görev yapıyorlardı. Okullar çok yakın zamanda açılacaktı, mevsim ise yaz mevsimiydi. Özellikle arapça ve meslek derslerine girecek bir öğretmene ihtiyaçlarının olduğu, arzu edersem orada öğretmenlik yapabileceğim söylendi bana, okul idaresi tarafından. Kahire’de samimi duamın bereketi ve neticesiydi bu benim için. Artık okutacaktım, hemde beni yıllarca okutan tecrübeli hocalarımla birlikte ve mezun olduğum okulda, aynı zamanda geçimimide bu yolla sağlayacaktım.

 

O yıl orada göreve başlamam benim için çok anlamlı idi hem maddi, hemde manevi olarak. Bir yıllık öğretmenlikle pedagojik formasyon açısından o yıl, üç beş yıllık tecrübe elde ettim. Dağın zirvesinde olan kayanın yerinden hareket etmesiyle yuvarlanması nasıl mutlaksa, benimde eğitim işinde, islami tebliğ ve davet faaliyetlerinde istikrarlı bir şekilde yürümemde artık mahakkaktı Allah’ın izni ve inayetiyle.

 

Yaklaşık üç yıl sonra kadrolu öğretmenlik atamamız gerçekleşti Milli Eğitim Bakanlığınca. Bu gün, yarın göreve başlayacağız diye görev yazısını beklerken postmodern darbe denilen 28 Şubat darbesi hayallerimizi suya düşürdü. Öğretmenlik atamamız iptal edildiği gibi, ilahiyat denkligimizde iptal edildi ve istesekte artık Türkiye’de bir ilk okulda bile görev yapamaz olmuştuk artık.

 

İşkencelerden dolayı Mekke’de sıkışıp Medine’ye hicret eden Hz.Rasulullah ve Ashab-ı Kiram gibi Allah’ın takdiri ile Kazakistan’da açılan özel bir ilahiyat fakültesinde görev yapmak maksadı ile Kazakistan’a hicret nasip oldu bizlerede.

 

Birileri bize Türkiye’de, ana vatanımızda bu hizmetleri çok görürken. Ata yurtta Allah ayrı bir kapı açtı bize, hemde ilahiyatta. Yine hem iş vardı hem aş elhamdulillah.

 

Bir şeyi elde etmede en önemli husus; niyet, dua ve tabiki o işte gayrettir gerisi ise hep teferruattan ibarettir. Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

 

Unutmamalıdır ki dünya ahiretin tarlasıdır ve fani olan bu dünya, Ademoğlu için bir imtihan sahnesidir. Şerre razı olmayız, olamayız. Onu bertaraf edebilmek için mücadele ederiz. Yerine göre siyasetle, hem Ferasetle, hem de büyük bir cesaretle. Akibette bütün bu gayrete rağmen şer bizi yere sermişse ve bu zulmü bize yapan devletse, yine de küsmeyiz devletimize, bu devlet bizimdir deriz. Vardır bunda da bir hayır, takdiri ilâhidir deriz. Yakmayız, yıkmayız şairin dediği gibi:

 

Hoştur bana senden gelen

Ya goncagül yahut diken

Lutfunda hoş, kahrında hoş. deriz ve yüce Mevlâya teslim oluruz.

 

Biz böyle dedikte sarıldık davamıza caymadık, vazgeçmedik. 28 Şubat bin yıl devam edecek diyenlere inat Bu devlet bizimdir dedik hep sabrettik ve hak yolunda yine hep hizmet ettik. Neticede onlar kaybetti ama, geçte olsa biz kazandık elhamdulillah…

 

Sadık Kösterelioğlu

Maltepe cezaevi vaizi

 

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz