Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 17 Eylül 2019, Salı

ÖLÜM YOKOLUŞ DEĞİL, YENİDEN DOĞUŞTUR

3 Eylül 2019
179 kez görüntülendi

ÖLÜM YOKOLUŞ DEĞİL, YENİDEN DOĞUŞTUR
Reklam

Başlığı yadırgayanlar olmuştur. Ama çoğunluğun maksadı anlayıp tasdik ettiklerini düşünüyorum.
Eğer ölüm bu dünyada birileri için nasıl korkutucu bir gerçek ise, birileri içinde kurtuluş vesilesi olacaktır. Dünya hayatının kısa sureli bir imtihan yurdu olduğunu mü’minler olarak tasdik ederiz. Bunu tasdik etmeyen Allah muhafaza küfre düşer. Küfrün sonu ise ebedi cehennemdir.
Hayatını vur patlasın, çal oynasın gibi boş işlerle meşgul ederek ahiret azığını hazırlamayanların sonu elem dolu bir azab olacak kuşkusuz. Ama imani noktada niçin bu kadar duygusuz ve tamamen dünya odaklıyız? Bilerek ahiretini berbat etme cüreti gösterenlerin bugüne kadar yaşadıkları dünyada baki olan bir fani gördüklerine şahit olup olmadıklarını bir sorar mısınız?
İnsan niçin kendisini bu kadar kaptırır diye düşünmeden edemiyorum.
A’dan Z’ye büyük çoğunluk yaşam gayesini unutmuş bir hayatın kollarında ömrünü tüketiyor. Nice zenginler, dünyada ki en zor imtihanlardan biri olan madde ile sınanmanın idrakinde dahi değil. Kazancının kendi gayretinden geldiğine inanmış. Ama kulluğun gereklerinden olan zekat vazifesini yapmaktan ya imtina ediyor yahutta haşa rabbimizi kandırırcasına baştan savma girişimlerle geçiştiriyor.
Bazıları da birilerinin ekmeğine vesile olduğunu düşünerek ahirette bunun kendini kurtaracağına inanmış. Herkes kendi fetvasını bulmuş yani!
Ne namaz, ne oruç, ne sadaka, ne fitre bizi hayatımızı Allah yolunda cihada sevk etmiyorsa sonumuz harap olacak. İçinizden gelen duygulara hitap eden uyduruk fetvalarla, fetvacılara sakın kanıp ta kendimize yazık etmeyelim.
Bazen Hayır Kapısı Derneğimizin Başkan Yardımcısı olarak bir ayda 3 veya 4 taziyeye gittiğim oluyor. Dost akraba, cami cemaati ve dernek yönetimimizle hesap ettiğimde ortalama haftada 3 ya da 4 taziyeye gittiğimiz olur. Her gittiğimiz taziyede önemli ve faydalı başka bir gündem yoksa konu ölüm ve ölümden sonraki hayata hazırlığın önemi gibi konular olur. Ancak hemen ertesi gün kendi adıma ölümden yeterince ders aldığımı söyleyemem.
Üstüste gelen iş kazaları, trafik kazaları gibi sebeplerden ölümleri, herkes farklı bir şekilde değerlendirebilir. Tarih boyu hakla batılın savaşı devam etmiş ve savaşta batıl tarafı her tür insanlık dışı katliam ve soykırımları reva görmüş… Ancak biz yarım asırdır buna canlı şahitlik yapmaktayız. İşte İslam diyarında olen bitenler… Bazen tek bir ölüm çok şey anlatır.
Önemli olan ibret almasını bilmektir.
Bu noktada maalesef sınıfta kalıyoruz. Özellikle zengin olanların üzerine düşen vazife fazlaca olduğu için daha büyük tehdit altındalar.
Öyle islamın rükunlarını yerine getirmeyip te yaptıkları üç beş gösterişe dayalı amellerini ortaya koyduklarında yaptıkları o sözde iyilikler yüzlerine paçavra gibi çalınacak.
Cenab-ı Allah herşeyi bir sebebe matufen yaratmıştır. Hiçbir şey tesadüf değildir. Fukaranın zenginin malında nisbeten hakkı vardır. İslami hükümlere göre çok cüzi bir rakama tekabül eden bu hakkı yerine getirmeyip te “Ben çalışıp, kazandım” saçmalığıyla kendini kandırırsa karşılığında göreceği muamele ona göre olacak.
Bu sebeple geçip giden ömrünün kalan kısımlarıyla akıp giden hayat çizgisini hayra tebdil etmek bu devrin insanı için yapılacak en mükemmel bir duruştur.
Kim zamanında uyanır ve gereğini yerine getirirse kendini Allah’ın izniyle kurtarabilir.
Yine tekrar ediyorum.
Ellerinizde ki varlıklar sizin çok çalışıp çabalamanız sonucu gelmiş olabilir. Ama onun o şekilde olacağını takdir edip ihsan eden güç dileseydi size verdiği o imkanı diğer insanlara da verebilirdi.
Bunu anlamak bu kadar mı zor?
Etrafınıza bir bakın!
Onca zengin insan yaşadı, dünyada görebileceği en güzel imkanları gördü ve günü gelince de asli mekanına irtihal etti.
Sizin imtihanınız bolluk olabilir.
Kiminin imtihanı da yokluk olabilir.
Kimisi yokluktan çokluğa ulaşarak iki yaşantı arasında ki kulluk imtihanına tabi tutulmuş olabilir.
Kimisi de bolluktan yokluğa düşerek bununla imtihan olabilir.
Kısacası, yeterince avundunuz. Elinizde ki nimetleri hoyratça harcadınız. Katlar, yatlar, arabalar ve daha nice pahalı eşyalar alarak nefsinizin dinmeyen arzu ve beklentilerine çanak tuttunuz. Belki de hayatınız boyunca yiyemeyeceğiniz bir servet elde ettiniz ama ardınızdan gelen varisleriniz sizin bu kazancınızı, dünyaya tamahları sebebiyle bir çırpıda yiyerek çarçur ediverdiler.
Gördüğünüz gibi kendine nasip olmayan kendi soyundan gelen nesebine de nasip olmadı.
Mesajı iyi anlayın, okuyup geçmeyin, bu yazdıklarım bir gün önünüze konulduğunda “Keşke” kelimesinin altında boğulmayın.

Kaynak: ÖLÜM YOKOLUŞ DEĞİL, YENİDEN DOĞUŞTUR – Serdar USMAN

beğen(1)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz