Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 04 Mart 2021, Perşembe

Nehir Boyundaki Cephe Ülkesi

3 Eylül 2015
1.621 kez görüntülendi

Nehir Boyundaki Cephe Ülkesi
Reklam

Dostumuz Ziyad Ebu Ganime ile ilgili vefat ve değerlendirme yazısı araya girmeseydi ahir zaman sahnesinde Ürdün’ün yerine temas edecektim. Demek ki, nasip bugüne imiş. Peygamberimiz döneminde sahabeler Ürdün’ün ismini ve yerini veya coğrafyasını duymamışlardı bile. Elbette fetihler döneminde temas hattına ve adına aşina olunmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından müstakbelde kurulacak İsrail’e hami bir ülke olarak kurgulanarak; İngilizler tarafından ihdas edildiğinde yakın plana girmiştir. Ahir zaman coğrafyasının mühim ülkelerinden birisidir. En azından Ürdün ile alakalı olarak elimizde iki hadis var. Bunlardan birisi Haşimi ailesini müteallik hadistir. İkincisi de Talut/Davut/Calut döneminin bir tekrarı olarak ahir zaman şeridinde İsrail’e cephe ülkesi olması keyfiyetidir. Bu sefer Talut’un ordusu Calut’a karşı değil, Davud’un varislerinin ordusu Calut’un varisi İsrail’e karşı bu zemini ve nehir hattını kullanacaktır. Şam, Gavr-ı Ürdün ve Babu’l Lüd  Mesih’in nefesinin gezindiği; Deccal’ı erittiği, yuttuğu topraklar olacaktır. Ürdün 1916 yılında sahne alan Büyük Arap İhanetinin (hainlere göre devriminin) sergilendiği topraklar arasındadır.

Haşimi ailesi’ Ortadoğu’nun kara kutusudur. Bir hadis-i şerifte: “Fitnenin dumanı Ehl-i beytimden birisinin ayağının altından çıkar’ ibaresinden maksadın Şerif Hüseyin ve ailesi olduğu ifade edilmiştir. Hazreti Peygamber ahir zaman olaylarıyla ilgili üç fitneden bahseder. Ahlas fitnesi, Serra fitnesi ve Duheyma fitnesi. Merhum İsmail Çetin Hoca bu hadisin şerhinde bu fitnelerin Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanacağını ifade etmektedir. Serra fitnesiyle alakalı olarak ‘Fitnenin dumanı Ehl-i beytimden birisinin ayağının altından çıkar. O kendisini benden zanneder, o benden değildir. Benim dostlarım muttaki kimselerdir. Sonra insanlar, ilmi ve fikri nakıs olduğu için ehil olmayan, kararsız bir kimsenin etrafında toplanırlar.’ İfadesinden Hindistanlı muhaddis Muhammed Zekeriyya Kandehlevi Şerif Hüseyin’i çıkartır.

Şimdi bu topraklar asimetrik bir göreve hazırlanıyor. Davud’un yeni merkez ülkesi Türkiye. Türkiye’nin yalnızlığı onun istikametinin teminatı ve sağlamasıdır. Birinci cephe ülkesi ise Suriye’dir. İsrail’e karşı son cephe ülkesi ise Ürdün olacaktır. Hadislerde belirtildiği gibi İslam orduları Ürdün Nehri hattında veya Doğu Şeria’da mevzilenmiş olarak İsrail ile karşı karşıya gelecektir. Nehrin karşısında ise İsrail ordusu yer alacaktır. Bir zamanlar Talut/Davud ordusunun Calut ordusu karşısında Nehri baz alarak konuşlandığı gibi. Bakara Suresinde ve bazı naslarda Ürdün Nehriyle alakalı imtihan aktarılır. “Tâlût, ordusu ile hareket edince dedi ki: ‘Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihân edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır).’ Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Tâlût ve berâberindeki îmân eden kimseler nehri geçtiklerinde ‘Bizim bugün, Câlût ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok’ dediler. Allah’a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: ‘Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabırlılarla berâberdir.” “Câlût ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: ‘Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!” “Derken, Allah’ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Câlût’u öldürdü…”

Ahir zamanda insanın mümin olarak sabahlaması ve gayri Müslim olarak akşamlaması gibi yerlerin ve yurtların da simetrik ve asimetrik rolleri vardır. İhanete sahne olan yurtlar gün gelecek kahramanlık diyarı haline gelecektir. Ahir zaman sahnesinde çalkalanmalar hızlı olacak; iyilerin yerini kötüler, daha sonra kötülerin yerini iyiler alacaktır. Ürdün ahir zaman sahnesinin cephe ülkesidir. Suriye İsa’nın nüzül ülkesi. Filistin ise hedef ülkedir. Türkiye merkez ülke, Suriye buluşma ve kaynaşma ülkesi, zemini, Ürdün ise cephe ülkesidir. Filistin de fetih ülkesidir. Bu nedenle de perşembenin gelişini çarşambadan bilen Nasır’dan sonra Sisi’nin de Belamı olan Muhammed Haseneyn Heykel, Suriye’de Esad rejiminin arkasında pek ve sıkı durmanın gereğini anlatırken Suriye rejiminin düşmesinin domino etkisiyle Ürdün’ü vuracağını haber vermiş ve ihtar etmiştir. Sıranın Ürdün üzerinden İsrail’e gelmesini istemeyenler Suriye’de küresel bir bariyer kurdular. Ama hızlanan olaylarla İsrail önündeki bütün bariyerler yıkılacaktır. Ne İran mihveri ne de Ürdün kraliyeti bu rüzgarın önünü kesemeyecek ve önünde duramayacaktır. Zamanla rüzgar kasırgaya dönüşecektir. Zırh yapan ve zırh delen Davut’un zuhuru pek yakındır. Kalleş dünyanın, gözünü budaktan sakınmayan mert savaşçılarla ve asimetrik bir zaman dilimiyle tanışma vakti geliyor.

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz