Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 13 Kasım 2019, Çarşamba

Müslümanca Yaşam Üzerine..

20 Ağustos 2019
134 kez görüntülendi

Müslümanca Yaşam Üzerine..
Reklam

İnsan olma ve Rol Model: 1) Konuya; Hz Peygambere Allah azze ve celle’nin ilâhi ikazıyla başlıyalım. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Hud Sûresi 11/ 112 Ayet. Hz Peygamber bu ilâhî hitaba karşılık zorluk gereği, Hz Peygamberin ismet sıfatı bulunmasına mukabil (Büyük yanlışlardan beri olmak, korunmuş olmak) olduğu halde, doğruluk ve dürüstlük konusunda kendisini yoklamıştır. Hem Allah’a boyun eğmesin de ve hem de kullarına karşı dürüst davranmakta nefsini muhasebeye çekmiştir.
Doğruluk ve dürüstlük günümüz dünyasında insanların, özellikle de şuurlu müslümanların, olmazsa olmaz vasıflarından, yegâne bir sıfatı olması gerekir.
Bu bize Hz. Peygamberden tevarüs eder. O Rasulü emindir… Kabenin anahtarlarını ona bırakacak şekilde Mekke Müşrikleri kendisine güveniyorlardı. Soru; Acaba Müslümanlar, özünde, sözünde ve dâhi emanete hıyanet konusunda bir-birlerine ne kadar güveniyorlar?
Bu güven ve güvensizlik, özü sözüne uymamak, yalanı essah diye konuşmak, Politikacılardan tutunda, ticaret erbabına, Karı Koca, Ebeveyn evlât ilişkisi, v.b. istisnaları hariç tutarsak, Biraz ağır bir ifâde olucak ama müslüman bireyler bir gayri müslime güvendikleri kadar bir-birlerine güveniyorlar mı?
Bu olumsuz düşünce ve davranışlardan, insanlık dünyası, özelinde Müslüman ahali, doğrunun zıddı yalan, eminin zıddı hain, hakikatin zıddı riya, yalakalık, fazlaca abartı, her şeyin hakkını yerlice yerleştirilmek adalet, aks-i zulüm gibi öğeleri ne kadar uygulayıcılar…
İnsan olma ve rol model, MÜSLÜMANCA MODEL olucaksak, olmamız gerektir, Çünki bizim Allah’a verilmiş sözümüz VAR, Elest bezminde, Ruhlar âleminde; Ben sizin Rabbiniz değil miyim diye sual buyurduğunda, evet sen bizim Rabbimiz, Mürebbimizsin Ey yüce Allah dedik. (Ahd-i Misak) Allah’ı bir Rab kabul etmek ve onun ilahlığına halel getirecek amel ve eylemleri yapmamakla emrolunduk.
Mü’min söz ve eyleminde tutarlı, doğru sözlü olmak durumundadır. İmanın esası inanç (sıdk)’tan gelir. Yani Allah’a biz doğru sözlü olduğumuz için inanıyoruz. Şayet küfrü ilhadi yahut şükrü inkarı, kufran-ı nimet içersinde olsa idik, Mekkeli müşrik putperest zındıklar gibi yalan söyler Allah’ı inkar yoluna giderdik….
Cahiliyye dönemindeki arap toplumu sadece ve sadece kendi soy ve hasebine uymadıkları ve helvadan yapıp yedikleri putlarına tapmasindan menettiği için Hz Peygamber (SAV) yalanlamış ve inkar yoluna gitmişlerdi. İşte yalan konuşmak, hakikatleri çarpıtmak, insanlara özü sözüyle fiili olarak zarar vermek, gözüyle kötü nazar vermek, küfr ve masiyetin en
küçük cüzlerini oluşturur…Şeytanın vesilelerinden, basamaklarından bir basamaktır. Kişileri, kurumları, politika yapıcıları, işadamlarını tüm SOSYAL DÜZENİ, toplumu (algı ve yalan haber üzerinden gidersek) üzer.
Toplum ahlâkı ve hamiyeti tehdit eder. Gerçek hakikat, doğru sözlülük, sıdk üzerinden gidersek; sıdk, selâmet, eminlik, emanet duygusu, güvenilir olmak, Hani lugatımızda var-dır ya adam gıbı adam, deriz, adamlık vasfı yüce meziyeti ve insani erdemi oluşturur. Erkek veyahut kadın için tüm bunlar farkyapmaz…
Biyolojik canlı bir metobolizmayı kurt nasıl kemiriyorsa içten içe tüketiyorsa,dışı GÜZEL içi ben-i yakar misali; TV dizilerindeki sözde masum yalanlar, evladımıza söylediğimiz bir kerecikten bir şey olmaz kabilinden yalan vaatlerle politika yapıcıların beyaz yalanları hep bu türdendir, toplumu kemirir, toplumsal ahlâkı çökertir. Yalan söyleyen bir öğrenci, kopye
çekip, hayır, öğretmenine ben kopya çekmedim, der Üniversite okuyup sözde diplomat olduktan sonra, vatanına milletine ihanet eder, imzalanmiycak maddeleri imzalayıp ben imzalamadım der, her şey böyle görünce ile başlayıp sonu hüsran ve kaosla biter….
Abdullah ibn-i Ömer’den bir hâdis aktarak konumuzu hitame erdirelim ,rivayet edildiğine göre nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, “Sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilikte cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (Doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık yoldan çıkmaya (Fücûr) sürükler. Fücurda cehenneme
götürür. Kişi yabancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı ( Kezzab ) diye yazılır. Buhari edep bahsi 69.Nolu hâdis.
Son GÜZEL sözle mevzua kifayet ediyoruz”.
Bir konuda seni ( tasdik ettiği ,sana inandığı hâlde kardeşine yalan söylemen, ne kadar büyük bir ihanettir. (Ebu Davut, Edep, 71).
Hoşça kalınız…

AHMET AYDIN

EZHER MEZUNU

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz