Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 07 Mart 2021, Pazar

MOĞOLİSTAN MÜSLÜMANLARININ DÜNÜ VE BU GÜNÜ

10 Temmuz 2017
620 kez görüntülendi

MOĞOLİSTAN MÜSLÜMANLARININ DÜNÜ VE BU GÜNÜ
Reklam

MOĞOLİSTAN MÜSLÜMANLARININ
DÜNÜ VE BU GÜNÜ

Moğolistan’ın ileri gelen din adamlarından Azad Han hacı, Moğolistan da yaşayan Müslümanların yakın geçmişte ne çileler çektiğini bize şöyle anlatıyor:
1990 yılı öncesinde hiçbir camimiz yoktu. Sünnet yasaktı. Hatta 70 yaşında yaşlı bir amca çocuğunu sünnet yaptırınca cezaevine atılmıştı. Cenazeleri kaldıracak din adamımız bile yoktu. Bazı yaşlı Aksakal amcalar ancak cenazeleri kaldırabiliyordu.
Kur’an okumak ve öğrenmek yasaktı. 1860 lardan sonra yazılmış Kazan basması denilen kur’anlardan yaşlı birkaç müslümanda vardı. Onlar da ellerindeki bu Kur’an’ı gizli tutarlardı.
içki parasız dağıtılır ve içki içmeyen devlet işlerinde çalışamayacak yönünde bir kanun vardı.1940’tan sonra başörtüsüne de yasaklama geldi. Ramazan ayı ne zaman, Kurban ne zaman olduğunu bile bilmiyorduk. Okullarda Lenin anlatılıyordu, Hz Peygamberi anlatmak, O’nu tanıtmak yasaktı. Ben bile bilmiyordum din nedir? Peygamberimiz kimdir? diye. Öyle ki ben üniversite mezunuydum.
Din deyince akla sadece cenaze namazı kıldırmak geliyordu. Bir de yaşlıların zaman zaman yaptığı dualarla ancak dini hatırlıyorduk.  Yaşlıları senede bir iki defa, namaz kılmak, Kur’an okumak yönünden uyarıyorlardı.  Aman ha! din yasak, dini yaşamak yasak diye zaman zaman uyarılıyorlardı.
Yaşlılarımız ancak, namaz kılardı. Namaz kılarken de çocuklara nöbet tuttururlardı. İsim koymakda da çok büyük bir zulüm vardı.Lenin, Marx ismini koymak teşvik edilirdi. Ama İslami bir ad asla koyulamazdı.
1936 dan sonra aileler için de dini bilen veya İslam’ı yaşayanların birçoğu, seçilip, tespit edildi ve 4500 kadar insanımız öldürüldü malesef. Bunu anlatırken gözleri yaşardı ve sözlerine şöyle devam etti: Onlardan sonra gelen nesil ise hep cahil bırakıldı. 1936 yılında cezaevine atılmış Rahmetullah adında bir kişi anlatılır bizlere. Bu kişi babası tarafından ilim öğretilmiş alim bir kişiydi. O da cezaevine atılır bir vesileyle, oradan kaçınca Moğolistan’ın baş şehri Ulan Batur gider. Yaklaşık 40 yıl sonra Ulan Batur civarlarında yüzünde bulunan bir iz vesilesiyle onu tanıyanlar çocuklarına haber verir. 40 yıldan fazla bir zaman geçmiştir çocukları büyümüş kendi de yaşanmıştır. Budist olan Moğolların arasında İslam’dan uzak bir hayat sürerek hayatını ancak kurtara bilmiş ve izini kaybettirmiştir. Çocukları onu bulunca da ben sizin babanız değilim diyerek onları tanımamazlıktan gelmiştir. Zira o hala yapılan zulümleri unutmamış ve ölümden korkar olmuştu. Çocukları onu birkaç akrabalarıyla annelerinin kabri başına götürür. Mezar taşında uzun yıllar ayrı kalmak durumunda kendini mecbur hissettiği eşinin resmini görünce Kabrin başında oturur ve ağlar. Uzun yıllar ana dili olan kazakçayı konuşmadığından dilini nispeten unutmuştur ama kabir başında merhume eşine bağışlamak maksadıyla çok düzgün bir şekilde Amenerrasulü ve Fatiha suresini okumuştur. Daha sonra başından geçenleri, olup bitenleri çocuklarına gözyaşlarıyla anlatır ve onlarla Hasret giderir rahmatullah amca. Hep beraber giderler ve kendi elleriyle gömdüğü Kuran ve dini kitaplarını çocuklarıyla beraber çıkarırlar .toprak altından. Her ne kadar onları sarmış olsada kitaplardan bazılarının yazıları solmuştur.
1946 yılından sonra Arap dilinden önce, Latin alfabesine, sonra da Kiril alfabesine geçildi. Uzun yıllar süren bu azap dolu çileli yıllar bitti elhamdülillah. Şu an 42 cami var Bayan ölgi şehrimizde. Ezan okumak, namaz kılmak artık serbest elhamdülillah.
Türkiye’de ve bazı Arap ülkelerinde okumuş yetişkin gençlerimiz dini bilen İlahiyatçı hocalarımız var artık. Yeni yapılan birçok camide bu gençlerimizi istihdam ediyoruz.
Ayrıca 2006 yılında moğolistan’da imam Hatip Lisesi diye açtığımız bir okulumuzda mevcut elhamdülillah. Nereden Nereye…
Burada uzun yıllar süren bu zulmü dinleyince, rahmetli babamın ve dedemin çocukluğumuzda bizlere anlattıkları bazı şeyler aklıma geldi. Zira buna benzer zulüm ve yasaklar yıllar öncesinde bizim milletimize de yapılmıştı. Bir dönem Arapça ezan okumanın yasak edilişi ve yakın tarihe kadar devlet dairelerinde başörtünün yasaklanması, şapka takmayanın cezalandırılması, buna birkaç misaldi.
Neticede dünyanın dört bir yanında bu uygulamalar uzun yıllar hak ve batıl mücadelesinin bir ürünü olarak devam ede geldi. Bugün de dünyanın birçok yerinde farklı uygulamalarla İslam’a karşı bu mücadele sürdürülmektedir.
Unutmayalım ki onların bir planı varsa Allah’ında bir planı vardır. Müminler gerçek olarak inanıyorlarsa mutlak galip gelecek onlardır. Yine Unutmayalım ki bir kavim kendini düzeltmedikçe Allah da o kavmi düzeltmez. Demekki düzelebilmek için önce düzelmek gerek.
Azad Han hacı eski günleri böyle duygu dolu sözlerle bize aktarırken, hem bizide yakın geçmişimize götürüyor, hemde 25 yılı aşkın süredir her zaman yanlarında gördükleri Türkiye’de bulunan Müslüman kardeşlerine içtenlikle teşekkür ediyor.
Biz de sana teşekkür ediyoruz. Moğolistan’da bulunan on binlerce Müslümanın yeniden İslam ile şeref bulmasına vesile olduğun için, yıllarca Komünizmin pençesinde tutsak olmuş bu halkı, manevi yaşam yönünden tutsaklıktan kurtulup azad olmasına katkıda bulunduğu için. Biz de teşekkür ederiz Azad Han hacı bizde…

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz