Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 22 Temmuz 2019, Pazartesi

Merve Kavakçı’ya Bedel Ödeyenler Ne Olacaklar?

10 Ocak 2019
388 kez görüntülendi

Merve Kavakçı’ya Bedel Ödeyenler Ne Olacaklar?
Reklam

Merve Kavakçı’ya Bedel Ödeyenler Ne Olacaklar?

Devlet kadrolarına atanabilmek için ne yazık ki ehliyet, liyakat, basiret ve ferasetin hiç bir önemi kalmamıştır. “FETÖ gelir” bahanesiyle abla, kız kardeş, oğlan ve kıza devlet kadrolarında ölçüsüz biçimde yollar açılmıştır. Devlet kadrolarına atama kriterleri ikiye düşmüştür. Hatırlı birinin akrabası olmak veya etkin bir cemaatin mensubiyetini taşımak…Yeter de artar bile…Böyle düşünülmektedir.

Merve Kavakçı’nın kızının Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması, kendisinin Kuala Lumpur Büyükelçisi kız kardeşinin de milletvekili olması, ondan başka bir çok örneği olması bakımından istisnai bir durum değildir. Ülkemizde bu sorun hemen tüm kurumlardaki başlıca büyük hastalıklarımızdan biridir. Fakat, Ak Parti’ye tahakküm kurmuş bu kötü anlayış ve uygulamalar bu partiyi nitelikli insan bakımından fakirleştirmiştir. Bitirmiştir…Bu tahakkümden kurtulması mümkün gözükmemektedir…

Bugüne kadar kimi aday gösterse seçtirebilecek güce sahip olan Ak Parti ne yazık ki bu sermayesini akrabalık ilişkileri ve de cemaat mensubiyeti gibi dar kadro anlayışlarıyla tüketmiştir. Karizmatik, ülke meselelerine ilişkin söz söyleyebilecek, yarınlarımızı öngörebilecek, proje üretip uygulayabilecek adam sayısı bu partide gün geçtikçe hızla erimiştir. Böyle olmasaydı, Başbakanlık, Ulaştırma Bakanlığı, Meclis Başkanlığı yapmış birini İstanbul Belediye Başkanı adayı göstermeye mecbur kalır mıydı? Devleti uzun süre yöneten Ak Parti bu hallere düşecek bir parti miydi?

Merve Kavakçı’ya gelince, 1997 yılında milletvekili seçildiği günlerde ülkemizi sürüklediği gerginliğin ağır faturasını halen bu toplumda ağır biçimde ödemeye devam edenler varken, kendisi de o günlerde oluşturduğu gerginliğin aile boyu meyvelerini toplamaya bugün bile devam etmektedir. Burada halen mağduriyet yaşayan bir guruptan bahsedeceğim.

Merve Kavakçı’nın oluşturduğu gerginlikten El Ezher mezunları en ağır darbeyi almışlardı. Diploma denklikleri iptal edildi, devlet kadrolarında görev alamadılar, atanmış olanları görevden aldılar,askere uzun süreli alındılar, itilip kakıldılar, rencide edildiler, kimi sıvacı, kimi mobilyacı, kimi de tamirci oldular. Hele bir de bazı kardeşlerimiz var ki, kendilerine ahlaki bakımdan çok ağır gelen turizm sektöründe çalışmaya mecbur kalmışlardı. O günlerde Tefsir bölümü mezunu bir kardeşim İstanbul Büyükşehir Belediyesinde ağaç dibi çabalamak için peysaj elemanı olarak işe alındı, onun çalışıp çalışmadığını kontrol etmek üzere de, ilkokul mezunu FETÖ terör örgütü mensubu bir şef de başına dikilmişti. O günleri unutmak mümkün müdür? Bu gurup, Merve Kavakçı’nın topluma getirdiği o günkü gerginliğin külfetinin bedelini her gün daha da katlanarak ödüyor. Onları konuşmaktan asıl mağdur olan kesim görülememiştir. İşin sadece magazin boyutu…

Bu kişiler, devletimizin işin zorluğu nedeniyle ve de ehliyet ve liyakat gerektiren makamlarına yüksek maaş ödediği bütün kurumları iyi biliyorlar. Bu kurumlardan birine kızını ve oğlunu birlikte, diğerine damadını ve de gelinini yerleştirmekle ülkeye en fazla hizmeti sunuyor havasındalar. Kendisi de zaten bu kadar büyük güce sahip olma makamındadır. Böyle biri için son bir dert, oğlunu ve kızını evlendirmiş evde boş oturan hanıma katma değeri yüksek bir iş temin etmesidir. Onu da kendisine yakın olan bir kurumda yüksek maaşlı ir işe yerleştirirse ülkemizin iç dış bütün sorunları çözülmüş olacaktır ona göre. Onlar olmasa ülke batacak düşüncesindeler. İyi ki onlar dünyaya gelmişler…

Ama yakınları olarak, bulunmaz Hint kumaşı gibi gördükleri ve de anlata anlata bitiremedikleri çocuklarından bir tanesini, İstanbullulara Belediye Başkanı seçtirebilecek biri olarak önümüze koyamıyorlar. Sorun da budur işte…

İyi bilelim ki bu uygulamalar belki bir kaç aileyi ziyadesiyle mutlu ederken bu manzaraları gören, şahit olan çok iyi yetişmiş nitelikli çocuklara sahip aileleri de tarifi mümkün olmayacak derecede ziyadesiyle üzüyor…Bu yanlışlar toplumsal bağları gevşetir ve de çözer…Dağılır gideriz…!

Ömer ALÇEP

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz