Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 14 Haziran 2021, Pazartesi

MEKÂN VE KONUM AÇISINDAN MISIR

17 Şubat 2017
787 kez görüntülendi

MEKÂN VE KONUM AÇISINDAN MISIR
Reklam
MEKÂN VE KONUM AÇISINDAN MISIR

Mısır, eskiden beri Nil nehrinin ve onu çevreleyen denizin kıymetli topraklarıdır ve hep öyle kalacaktır. Onun coğrafi konumu, diğer ülkeler arasında farklı ve ayrıcalıklı kılmaktadır. Bu sözler çok sevdiğimiz vatanımız için söylenen iltifatlar değildir. Çünkü Mısır’ın coğrafi konumu bu söylediklerimizin kanıtıdır. Coğrafyası, iklimi ve halkı ile farklı olan Mısır’a Allah bol nimet vermiştir ki bu konuma sahip olmuştur. Hatta kimi peygamberler Mısır’ı vatan edinmiştir.

Mısır, Kur’an-ı Kerim’de 5’i açık olarak, 19’ü tefsirlerle anlaşılan toplam 28 yerde geçmektedir.

Açık olarak geçtiği ayetler:

“Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin Mısır’a! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.” (Bakara Suresi – 61. ayet)

“Mısır’da onu satın alan kişi, hanımına şöyle dedi: “Onun yerleşeceği yeri, özenle hazırla (ona karşı kerim ol). Belki bize faydası olur veya (belki de) onu evlât ediniriz.” Ve işte böylece ona hadîslerin (olayların, sözlerin) tevîlini (yorumunu) öğretelim diye Yusuf’u yeryüzünde yerleştirdik. Ve Allah, emrinde gâlip olandır. Ve lâkin insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf Suresi– 21. ayet)

“Böylece Yusuf’un huzuruna girdikleri zaman, anne ve babasını kendi yanına aldı. Ve şöyle dedi: “Allah’ın dilemesiyle emin (güvende) olarak Mısır’a girin.” (Yusuf Suresi – 99. ayet)

“Musa (A.S) ve kardeşine vahyettik: “İkinizin kavmi için Mısır’a evler yapın ve evlerinizi kıble kılın ve namazı ikame edin. Ve mü’minleri müjdele!” (Yunus Suresi – 87. ayet)

“Ve firavun, kavmi içinde seslendi: “Ey kavmim, bütün Mısır benim mülküm değil mi? Ve altımdan akan bu nehirler? Hâlâ görmüyor musunuz?” dedi.” (Zuhruf Suresi – 51. ayet)

Kur’an-ı Kerimde dolaylı olarak Mısır’ın geçtiği yerlerden de: “(Yusuf a.s) şöyle dedi: “Beni bu yerin hazineleri üzerine sorumlu kıl! Muhakkak ki; ben iyi korurum, iyi bilirim.” (Yusuf Suresi – 55. ayet), burada “yerin hazineleri” ifadesinden kastedilen Mısır veya Mısır’ın kaynaklarıdır. “Ve onları, yeryüzünde (orada) yerleştirip, kuvvetli kılmak ve firavuna, Haman’a ve ikisinin ordusuna, onlardan (İsrailoğulları’ndan) hazar ettikleri (çekindikleri) şeyi göstermek (istedik).” (Kasas Suresi – 6. ayet), burada “yeryüzü” kelimeden kasıt Mısır’dır ve Abdullah ibn-i Abbas’ın söylediği gibi Kur’an’da on kere “yeryüzü” ile anılmıştır. “Ve şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: “Ey Musa! (Kavmin) ileri gelenleri mutlaka seni öldürme emrini vermek için konuşuyorlar. Öyleyse hemen (şehirden) çık. Muhakkak ki ben, sana öğüt verenlerdenim.” dedi.” (Kasas Suresi – 20. ayet), ayetteki “şehir” Mısır’dır, zira Hz. Musa orada yaşıyordu.

Peygamber efendimizin içinde Mısır kelimesi geçmiş hadisleri de bulunmaktadır. Bir keresinde ashabına “Benden sonra Mısır fethedilecektir. Mısır insanı hakkında hayırhah olun ve yumuşak davranın, zira onlarla sizin aranızda hem bir akrabalık hem de zimmet var.” Burada “akrabalık” kelimesinden kasıt, Arapların babası Hz. İsmail’in annesi Hz. Hacer’dir. Peygamber efendimiz (sas) bir başka yerde buyuruyor ki “Allah (c.c.) Mısır’ı size fethederse, ondan çok asker edinin, zira onun askeri (Mısır’ın) yeryüzünün en hayırlı askerdir. Hz. Ebu Bekir “Neden ya Rasulullah?” diye sorunca, Peygamber efendimiz “Çünkü onlar ve eşleri kıyamete kadar (İslâm ülkelerini kâfirlere karşı) hazırlık içindeler”.

Dolayısıyla Mısır ordusunun karşılaştığı zorluklar, İslâm dünyasının karşılaştığı zorluklardan ve sorunlardan bir parça sayılması garip değildir. Mısır ordusu, Irak ve Suriye orduları başta olmak üzere diğer Arap ordularına kurulan komplolardan sonra Arap coğrafyasını çalkalayan fırtınalar karşısında durmuştur. Son derece dayanıklıdır ve büyük bir gücü temsil eder. Fakat Mısır ordusunu farklı kılan, Hz. Muhammed’in (sas) buyurduğu gibi düşmana hazırlıklı olmasıdır. Ayrıca çeşitli dinler, entelektüel ve kültürel ideolojiler ile birlikte Mısır ordusunun unsurları arasında birlik, beraberlik ve uyum da ön plandadır.

Mekân açısından da, Mısır’ın konumu ve yeri kadar önem taşıyor. Mekân demek, Nil Nehri, Doğu ile Batıyı birbirine bağlayan bir köprü ve en köklü medeniyetlerin doğuş noktası demektir. Bütün bunlar Mısır’ın tarihinin ve köklü medeniyetinin zuhur etmesine zemini hazırlamıştır.

Ahmed Abdoh Tarabeik

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz