Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 18 Ekim 2018, Perşembe

Kararlılıkla yola devam edilmeli!

6 Eylül 2018
82 kez görüntülendi

Kararlılıkla yola devam edilmeli!
Reklam

Tarihin akışına kapılıp yok olmadan varlığını devam ettiren toplumların ortak özelliği milli ve manevi değerlerini birlikte yaşatabilmeleridir. Bu değerlerin yaşatılabilmesinde liderin rolü çok önemlidir.

Bu yüzden tarihe, toplum ve fert olarak, güçlü bir irade, sarsılmaz bir kararlılık yön verebilir. Tarihe yön veren milletlerin bağrından çıkıp gelen iradesi güçlü, kararlılığı sarsılmaz liderler her daim var olagelmiştir.

Cennetmekan Fatih Sultan Mehmet’in milleti ile olan sıkı bağlılığı, etrafını saran pasif direnişe, zamanın devletlerinin düşmanca tavırlarına rağmen İstanbul’u almada gösterdiği güçlü iradesi, hazırlıkları sürdürmedeki sarsılmaz kararlılığı kıyamete kadar konuşulacak fethin müjdesine mazhar etmişti.

Eğer o günün şartlarına göre Batılı devletlerin santajlarından korkup, çevresini saran iradesiz devlet adamlarının pasif direnişlerine yenik düşseydi, Peygamber efendimizin (sav) asırlar öncesinden muştuladığı müjdesine ermesi de mümkün olmaz, hatta elli yıl öncesindeki fetret devrine yeni bir fetret ile devam etmek zorunda kalırdı.

Oysa genç delikanlı Sultan Mehmet inandığı değerler uğruna güçlü iradesi ile çalışmalarına hız vermiş, hertürlü olumsuzluklara kararlı duruşuyla meydan okuyup hayalini kurduğu İstanbul’un fethini Allah’ın yardımı ile gerçekleştirmişti.

Zaman akıp gitse de, devletler yıkılıp devletler kurulsa da gerçekte değişen fazla bir şey yok. Aynı iradeyi ve kararlılığı gösteren halkı ile bağını sıkı tutan liderlerin öncülüğünde nice zaferler vaktinin gelmesini bekliyor.

Sırada aynı güçlü iradeyle, sarsılmaz kararlılıkla ulaşılması geren hedeflerin hazırlıklarının yapılması var. Bu hedeflere ulaşabilmek için, etrafımızdaki düşmanca gelişmelere aldırmadan, bütün gücümüzle devlet ve millet olarak elele vermeli, farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunun farkına vararak kenetlenmeli, etrafımızdaki düşmanlara korku verecek şekilde 15 Temmuz’daki gibi tek yürek olmayı sürdürmeliyiz.

Değişime odaklanmalı devletimizin güçlü olması ve güçlü kalabilmesi için alışkanlıklarımızdan fedakarlık etmeli, yabancı mallara olan bağımlılığımızdan her ne pahasına olursa olsun kurtulmalı, kendi üretimimiz dışında mal kullanmamaya azmi cezmi kastetmeliyiz. Bunun için evvela kendimizden başlamalıyız. Sonra ailemizle devam etmeli ve devlet olarak bütün kadrolarımızla buna uymalıyız.

Devletimizin koyduğu genel hedeflerin gerçekleşmesi için her türlü fedakarlığı yapabilecek olgunlukta olmalı, kendimizi ve aile fertlerimizi ona göre şekillendirmeliyiz. Bilmeliyiz ki fert ve toplumun varlığı ancak devletin varlığı ve bekası ile ancak mümkün olabilir.

Hergün yeni engellerle çıtası büyütülen bir toplum haline geldik. Çıtamızın büyüklüğü nisbetinde çalışmamız, gayretimiz ve vizyonumuzun da büyümesi gerektiğinin farkında olmalıyız. Bu gerçeği bizim dışımızda ama bizden olan kardeşlerimizin ifadelerinde buluyoruz.

En son Dolar saldırısında ve hala da devam eden bu ekonomik savaşta, dünyanın dört bir köşesinden Türkiye’nin yanında olmak için imkanlarını ortaya koyan sayısız kardeşlerimizi hatırlıyorum. Ellerindeki dolarları bozdurup Türk Lirası satın alma yarışına girenleri, piyasada Türk Lirası kalmadığı için şahsımdan yardım talebinde bulunmak için telefon açan, mesajlar gönderen farklı milletlerden kardeşlerimizin çırpınışlarına şahit oluyorum.

Türkiye’nin zor durumda kalmasının bütün İslam Aleminin zor duruma düşeceğinin farkında olanların sayısı az değil. Bu Dolar saldırısının sadece Türkiye’nin iç meselesi olmadığının en az biz kadar farkındalar. Türkiye’ye katkı sağlamak için mağazalarında Türk lirası kabul etmeye başlayan Yemenlileri, Suriyelileri gördükçe ümmet bilincinin gücünü hissedebiliyoruz. Malezyalıların ailecek Türk Lirası satın alma yarışına girdiklerini görmek ayrı bir mutluluk.

Dünyanın her yerinden Türkiye’nin yanında olduğunu fiilen göstermek isteyenlerin sayısı artarak devamediyor. Sn. Cumhurbaşkanımızın Dolar hegemonyasından kurtulmak için ülkelerin kendi para birimleri ile ticaret yapmaları gerektiği üzerine yaptığı çağrıya birçok ülkeden olumlu cevaplar gelmeye başladı. Rusya, Katar, İran, hatta bir Avrupa ülkesi olan Belarus bile bu teklifi çok olumlu buldu.

Lider kararlı olursa, arkasından gidecek güçlü bir toplum bulur. Güçlü bir toplumun desteklediği liderin çağrısına cevap verecek nice samimi devletler ortaya çıkar. Yeter ki biz iradeli ve kararlı olalım. Yılmadan yolumuza devam edelim…

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz