Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 18 Ekim 2018, Perşembe

HİCRİ YILBAŞI, MUHARREM AYI VE AŞURA

11 Eylül 2018
84 kez görüntülendi

HİCRİ YILBAŞI, MUHARREM AYI VE AŞURA
Reklam

HİCRİ YILBAŞI, MUHARREM AYI VE AŞURA
Her dinin, milletin kutsal veya diğer zaman dilimlerinden farklı kabul ettiği kendine özgü belirli gün ya da ayları vardır. Yüce Dinimiz İslam’da da bu tür gün, gece ve aylar vardır. Şüphesiz insan için en değerli hususlardan birisi de zamandır. Çünkü her şey zaman içinde var olmakta, gelişmekte ve yine zaman içinde yok olmaktadır. İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan ilim, amel, servet ve diğer birçok değer, zaman içinde elde edilebilmektedir. Şair bu gerçeği ne güzel dile getirir: “Vakitlerle yakutlar satın alınır, fakat yakutlarla vakitler satın alınamaz. Zamanı gerektiği şekilde değerlendirebilenler hem dünyada hem de ahirette huzuru yakalayacaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar, sağlık ve boş zamandır.” (1) buyurmak suretiyle zamanın ve sağlığın önemine dikkat çekmiştir. Diğer bir hadiste ise: “Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlıktan önce gençliğinin kıymetini, hastalanmadan önce sıhhatinin kıymetini, fakirliğinden önce zenginliğinin kıymetini, meşgul zamanlarından önce boş vakitlerinin kıymetini ve ölümünden önce hayatının kıymetini”.(2) buyurmuşlardır.

Zaman kavramı, yaratılmış varlıkların ‘ömür’lerini içinde yaşadıkları bir süreçtir. Soyut bir kavram olan zamanın insanlar tarafından algılanabilmesi, bizzat zaman içinde meydana gelen birtakım olayların esas alınması ile gerçekleşebilmektedir. Bu yolla insan, belli zaman dilimlerini isimlendirme imkânını elde etmiş ‘önce’yi ve ‘sonra’yı , ‘geçmişi’ ve ‘geleceği’ tasavvur edebilmiştir. Böylece düşüncelerini, bilgilerini bir zemine sokabilmiştir. Medeniyetin inşası ve dünyanın imarı bu sayede gerçekleşmiştir. Şüphesiz bu gelişmenin temeli, Yüce Allah’ın, kâinata koyduğu ve “SÜNNETULLAH” olarak nitelendirilen sabit kanunlardır; mesela güneşin, dünyanın ve ayın belli hareket düzenidir. Gün, ay ve yıl kavramları bu hareket düzeninin birer sonucudur. Yüce Allah, bu gerçeğe şu ayette işaret etmektedir: “Şüphesiz, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.” (3)

Muharrem Ayının Ayrıcalığı
‘Haram aylar’ (4) içinde Muharrem ayının ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu ayrıcalığı ‘Muharrem’ adından da fark etmek mümkündür. Zira ‘muharrem’ kelimesi ‘haram kılınmış’, ‘hürmete layık’ anlamlarına gelmektedir. Kısacası ‘haram aylar’ uygulamasının genel adı, anlam itibarı ile bu aya özel bir ad olarak verilmiştir.

Muharrem Ayını Önemli Kılan Özellikler
1- Hicri Yılbaşı
Muharrem ayı, 12 ay ve 355 gün olan kameri yılın ilk ayıdır. Adından da anlaşılacağı üzere, kameri yılda -güneş değil- ayın hareketleri esas alınmaktadır. Hicri tarih, Hz. Muhammed (sav) ‘in Mekke’den Medine’ye göç/hicret edişi ile başlar. Hicretin takvim başlangıcı olarak kabul edilmesi, Hz. Ömer (r.a) devrinde olmuştur. Hz. Ömer’in halifeliği döneminde, hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali’nin teklifiyle hicri takvimim başlangıcı sayılmıştır.

2- Aşura Günü (10 Muharrem)
Bilindiği üzere Hz. Peygamber (sav) Medine’ye hicret ettiğinde orada Arap halkla birlikte yaşayan Yahudiler de vardı. İşte bu Yahudiler, Hz. Musa (a.s.) ile İsrailoğullarının, Firavunun zulmünden aşure günü kurtulduğunu söyleyen Yahudileri Hz. Peygamber (sav) yalanlamamış ve hatta bu yönde olumlu bir tavır sergilemiştir. Bunun yanı sıra tüm Sami dinlerde özel bir yere sahip görünen aşure günü, cahiliye Araplarınca da önemli kabul edilmiştir. Hatta Resul-i Ekrem (sav)’inde Peygamberlik öncesi ve sonrası dönemde bir süre bu günde oruç tuttuğuna dair rivayetlere de rastlanır. Medine döneminde bu orucu Müslümanlara tavsiye ettiği bilinen bir husustur.

İbn Abas (r.a)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber (sav), Medine’ye geldiğinde Yahudilerin aşura günü oruç tuttuklarını gördü. Bu nedir? Diye sordu. Bu hayırlı bir gündür. Bu, Allah’ın İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Musa’nın oruç tuttuğu gündür. Dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): “Ben Musa’ya sizden daha layığım.”(5) buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tuttu, hem de başkalarına oruç tutmalarını emretti. (6)

Hz. Peygamber (sav), aşura günü oruç tutmayı teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur; “Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasını Allah’tan umarım.” (7) Ancak, Hz. Peygamber (sav)’in bildirdiğine göre yalnızca aşure günü değil, Muharrem’in 9, 10, 11. günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir. (8)

Aşure günü adı verilen 10 Muharrem’de meydana geldiği rivayet edilen diğer bazı önemli olayları da kısaca şöyle sıralamak mümkündür:

a) Rivayete göre, Hz. Nuh (a.s.)’un gemisi Tufandan kurtulup Cudi dağına aşura günü oturmuştur.
b) Hz. Âdem (a.s)’in tövbesinin kabul edilmesi,
c) Hz. İbrahim (a.s)’in Nemrut’un ateşinden kurtulması,
d) Hz. Yakub (a.s)’in oğlu Yusufa kavuşması
e) Hz. Musa (a.s) ve İsrailoğullarının Firavun’un zulmünden kurtulmaları.

10 Muharrem aşuranin İslam tarihinde siyasi bir yönü de vardır. Sevgili Peygamberimiz (sav)’in “Dünyanın iki çiçeği, ahirette de cennet çocuklarının efendileri”(9) diye övdüğü ve haklarında “Allah’ım, ben onları seviyorum, sen de sev” (10) diye dua ettiği ve adını bizzat kendisinin koyduğu efendimizin torunu Hz. Hüseyin’in ve ailesinin siyasi ihtiraslar uğruna Kerbelada acımasızca şehid edildiği günü de hatırlatır bize 10 muharrem aşure. (H. 10 Muharrem 61 – M. 1 Ekim 680) Bu menfur olay, Hz. Peygamberimiz (sav)’i ve onun ehli beytini seven bütün müminleri yaralamış, kalplerini incitmiştir.

Dinimizin Aziz Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in mübarek sözüyle yazımızı noktalayalım: “Ramazan ayı dışındaki oruçların en üstünü, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçlardır. Farzlardan sonra namazların en üstün derecelisi ise geceleyin kılınan  (teheccüt) namazlardır.” (11)

1 Muharrem 1440 (11 Eylül 2018 Salı) yeni hicri yılınızı tebrik eder, bir önceki yıldan daha hayırlı olmasını, ömrünüzün sağlıklı, bereketli ve Yüce Rabbimizin sizden memnun ve razı olmasını, ayrıca milletimizin ve biladi İslam’ın birlik, dirlik ve beraberlik içerisinde yekvücut olmasını Huda-i Baki’den niyaz ederim. 10.09.2018

Abdulgafur LEVENT
“Hayat Boyu İlim ve Hikmet Öğreniniz”

Kaynakça
1- Buharı
2- Buhari
3- Tevbe 9/36
4- İslâmî literatürde savaşın haram kabul edildiği dört kutsal ay, (zilkade, zilhicce, muharrem ve receb).
5-  Buhari, Savm 69.
6- Buhari.
7- Tirmizi.
8- Müslim.
9- Buhari menakib 22.
10- Tirmizi, Menakib 31,
11- Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn Mace.

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz