Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 16 Nisan 2021, Cuma

Ezder’den 28 Şubat açıklaması

26 Şubat 2021
423 kez görüntülendi

Ezder’den 28 Şubat açıklaması
Reklam

İSTANBUL (EZHER HABER) – Ezher Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği (EZDER), Türk siyasi tarihine “post modern darbe” olarak geçen 28 Şubat darbesi ve diğer darbelere katkısı olanların yargılanması ve mağdur olanların haklarının iade edilmesini talep etti.

Yapılan yazılı açıklamaya göre, 28 Şubat 1997’de yapılan olağanüstü Mili Güvenlik Kurulu toplantısında adalete, insan haklarına ve özgürlüklerine aykırı olarak “irticayla mücadele” adı altında kararlar alındığı ve uygulanması için de hükümete dayatmalarda bulunulduğu hatırlatıldı.

28 Şubat döneminde, seçilmiş hükümetin başbakanının istifa ettirildiği, kesintisiz 8 yıl eğitim oyunuyla Kur’an kursları ve imam hatip lisesinin orta kısmının kapatıldığı, katsayı uygulamasıyla üniversite sınavlarında ayrımcılık yapıldığı aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

            Türkiye’nin yakın tarihinde siyasal ve sosyo-ekonomik bakımdan en acımasız sonuçlar doğuran olaylardan biri olan ‘28 Şubat post-modern darbesinin’ üzerinden 24 yıl geçti.

28 Şubat süreci bu ülkenin sayıları milyonları aşan insanının inandıkları değerler yüzünden sistemli bir şekilde psikolojik baskı altında tutulduğu, dışlandığı, ötelendiği ve kazanılmış haklarının birçoğunu yitirdiği bir dönem olmuştur.

            28 Şubat postmodern darbesi, oluşturduğu maddi ve manevi tahribat bakımından milletimizi onlarca yıl geriye götüren bir etki ortaya koymuştur. 28 Şubat karanlığında gerçekleştirilen yolsuzluklar, usulsüzlükler, hortumlamalarla milletin bütün bir maddi varlığı tarumar edilerek ekonomik yönden tahribat yapılmıştır. Ancak asıl tahribat değerler üzerinde gerçekleştirilmiş, milletimizin bin yıllık medeniyet değerlerinden koparılması ve nesillerin köklerinden habersiz yetiştirilmesi için düşmanca tutum takınılmış ve hak-hukuk-adalet gibi kavramların ayaklar altına alındığı uygulamalara imza atılmıştır.

             28 Şubat sürecinde üniversitelerin hizaya getirilmesi için Kemal Gürüz görevlendirilmişti. Gürüz’ün talimatıyla Şubat 98’de toplanan YÖK Genel Kurulu, ‘kılık kıyafet gen elgesi’ne göre başörtülü öğrencilerin üniversitelere sokulmaması konusunda tüm rektörleri uyarmış ve dönemin rektörleri sadakat yarışına girmişti.

12 Eylül 1980 sonrası yaşanan tasfiyeye benzer biçimde, hatta ondan daha sistematik ve daha programlı biçimde, özellikle araştırma görevlisi, yardımcı doçent ve doktora öğrencisi, üniversitelerinden atıldı, yüksek lisans için gidenler yurt dışından geri çağrıldı ve akademik hayatları sona erdirildi. Hukuk normları geriye yürütülerek birçoğunun kazanılmış hakları yok sayıldı.

              28 Şubat Her türlü gerekçeden yoksun olarak YÖK’ün anayasaya, iç hukuk mevzuatına, adalete ve hakkaniyete aykırı, ayrılıkçı ve yanlış kararı, arkasından bir çok yanlışlar, mağduriyetler ve vahametler doğurmuştur. Söz konusu işlemle, yüksek lisans, doktora ve doçentlik çalışmalarını tamamlamış veya devam eden yüzlerce El-ezher Üniversitesi mezunu veya mensubumuz, tarihte benzeri görülmeyen bu kıyımın geçmişe teşmili nedeniyle bütün akademik çalışmalarına son vermek zorunda bırakılmışlardır. YÖK’ün almış olduğu bu kararla da, Türkiye’de doktora veya mastır yapan 80’e yakın yurtdışı ilahiyat fakültesi mezunu öğrencinin okullarıyla olan ilişikleri kesilmiştir.

              YÖK’ün iptal kararından sonra, almış olduğu bu iptal kararı, özellikle askerlikle ilişkisi olan kişilere (direkt askerlik şubelerine askere alınmaları için yazı göndererek) tebliğ edilmeye başlanmıştır. Ayrıca diplomaların iptalinden dolayı mezunların bir kısmı kısa dönem olarak yaptıkları askerliklerini terhislerinden sonra 18 aya tamamlamak suretiyle tekrar askere çağrılıp iki defa silahaltına alınmış, diğer mezunlar ise diploma iptalinden dolayı lise mezunu sayıldıkları için, kısa dönem yerine 18 ay er  olarak askerlik yaptırılmıştır.

Aynı anda yüzlerce El-Ezher Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunlarını, denklik belgesine istinaden her türlü kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanları, öğretmenleri ve lisansüstü, doktora, v.s, öğrenim gören kişileri ve ailelerini mağdur ve perişan ettiği gibi, bunun arkasından yapılabilecek olan haksızlıklar açısından da tedirgin ve endişeli bir bekleyiş içine sokmuştur. Ayrıca diploma denkliğini hiç alamayan mezun öğrenciler de aynı şekilde lise mezunu sayılarak hayatlarının en karanlık günlerini yaşamaya mahkûm edilmişlerdir.

Postmodern darbenin asıl hedefi dindarlar olmuş, asıl tahribat dini kurumlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. İmam hatip liseleri ve Kur’an kurslarının kapatılması anlamına gelen katsayı adaletsizliği ve 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulamaya sokulmuş, kamuda çalışan başörtülü öğretmenlerin görevine son verilmiş, mütedeyyin kamu personeli soruşturmalar, sürgünler ve göreve son vermelerle zulme uğratılmıştır.

28 Şubatçılar bugün yargı önündedir. Milyonlarca insanı etkileyen bir antidemokratik hareketi gerçekleştirenler yargı önünde ibretlik bir cezaya çarptırılmalıdır. Ancak mahkeme, pek çok mağdurun müdahil olma talebini, ‘doğrudan zarar görmemiş’  yaklaşımıyla kabul etmemektedir. Bu ifadeden anlaşılan, 28 Şubat mağdurlarının zarar gördüğü kabul edilmekte ancak illa hedef gözetilerek zarar verilme gibi berrak görüntü aranmaktadır. Bu tavrı kabul etmek mümkün değildir.

28 Şubat sürecinde yaşanan ihlallerin/hak kayıplarının telafisi için atılan adımlar yeterli değildir. Göreve iade noktasında takdir edilesi bir başarı sağlanmıştır. Öğretmenlikten uzaklaştırılan eğitimcilerimiz geçte olsa görevlerine dönmüş öğrencilerine kavuşmuşlardır. Ancak memuriyetlerine son verilen mağdurların, memuriyetten ayrı kaldıkları dönemlerin tamamı için mahrum kaldıkları özlük ve mali hakları iade edilmemiştir.

28 ŞUBAT’ın izlerinin silinmeye çalışıldığı ve her kesimden mağdur olanların haklarının bizzat iade edildiği bu dönemde,  ilerleyen yaşlarında denklik almalarına rağmen, 28 Şubat sürecinin karanlık mirasi olan bu zulmün, hak ihlallerinin ve mağduriyetinin neden hâlâ El-Ezher ve Suud, Pakistan, Lübnan, Ürdün gibi diğer yurtdışı İslami üniversite mezunları adına devam ettirildiğini, geriye dönük haklarının neden iade edilmediğini anlamak mümkün değildir.YAŞ mağdurlarına nasıl ki TBMM bir kararla geçmişe dönük özlük, emeklilik ve tüm haklarını tanıyarak iade ettiyse, aynı şekilde El-Ezher ve Suud, Pakistan, Lübnan, Ürdün gibi diğer yurtdışı İslami üniversite mezunlarına da geçmişe ve bugüne dönük haklarının tanınması ve iade edilmesi gerekmektedir.

Mağdurlara iadeyi itibar ve mağduriyetlerini giderici tüm özlük, , sosyal ve ekonomik zararlarını da zarar sahiplerine geri ödemelidir. hukuk işletilmeli ve adalet geç ve eksikte olsa yerini bulmalıdır.

28 Şubat  mamurlarına verilecek tüm zarar ve ziyan tazminatları devleti yüceltir. Hem verilmesi gereken bu tazminatlar ve iade edilmesi gereken itibarlar o vatandaşlarımızın ellerinden gasp edilmiş haklarının idesidir. Ne bir sadakadır, ne de bir bahşiş.

Bir yanda 28 Şubatın faillerini yargılamak, öbür yanda mağdurların haklarını iade etmemek; zulmü görmemezlikten, duymazlıktan, bilmezlikten gelmektir. Bu da ayrıca bir zulümdür

Bütün bunlara rağmen 28 Şubat’ın Ezher Üniversitesi mağdurları inancından dolayı devletine isyan etmedi, dağa çıkmadı ve adam öldürmedi. 28 Şubatta sistematik bir zulme maruz kaldık 28 Şubat zulmünün bize düşen payı ile hiçbir zaman gariban rolüne girmedik ve asla merhamet dilemedik. Bizim inancımıza göre kin nefret yoktur. Bu kadar zulme rağmen bizleri vatan haini yapamadılar. Yapamayacaklar. Bizler rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiyiz. Ve onun elçileriyiz.

28 Şubat döneminde mağdur olanların mağduriyetleri, AK PARTİ döneminde olabildiğince giderildi.

  • İmam-Hatiplerde uygulanan başörtüsü yasağı ve katsayı uygulaması kaldırıldı.
  • Ordudan YAŞ kararlarıyla  atılan  subaylara, hakları iade  edildi, rütbeleri geri verildi.
  • Üniversitelerde başörtü  yasağı  kaldırıldı, af  çıkartıldı.
  • 28 Şubat döneminde atanan  ve  göreve  başlatılmayan  öğretmenlerin de  atamaları  yapıldı.
  • Dönemde başörtülü oldukları için öğretmenlikten  atılanlara da,  görevleri  iade edildi.
  • Kamuda kadınların başörtülü olarak çalışmasına izin verildi.
  • Bu  tarihimizin  boyunca  atılan  en  cesur  adımdı.

Ezherliler olarak AK Parti Hükümetine ve özellikle Cumhurbaşkanımıza Recep  Tayyip  ERDOĞAN’ a bu  konuda  gösterdiği  cesaret  için müteşekkir…

Bizlerin Devlet desteği olmadan zor şartlarda okuduğunu biliyorsunuz onun için devletin şefkat elini uzatınız. Bugün Türkiye’de ki İlahiyat Fakültelerindeki öğrenciler yurt dışında sadece 30 günlük Arapça dil eğitim almak için milyonlarca masraf yaparak Arap ülkelerine gidiyorlar. Oysa bizler 4 -5 sene ilim tahsil ettik.  Türkiye’mize milletimiz için hizmet etmeye hazırız.

geçtiğimiz günlerde ahirete uğurladığımız çok değerli hocamız derneğimiz kurucusu Muhammed Emin Saraç hocaefendi bizlerin mezun olduğu okuldan mezun ve Türkiye’mize ne kadar hizmet ettiğini ne kadar talibe yetiştirdiğini sokağa çıkma yasağı olduğu hale cenazesinin ne kalabalık olduğunu binlerce talebe yetiştirdiğini göldünüz. Allah’ın izniyle her birimiz birer emin saraç hocalar olduğumuzu hatırlatırız. Bizler de aynı şekilde devletimize, milletimize hizmet etmeye hazırız.

Sayın devlet büyüklerim Bizler belki sesimizi duyuramadık amma sizlerin bunu his edip devletin şefkat elini uzatacağınızdan eminiz. Başta MEB Bakanlığı olmak üzere, ilgili tüm resmi kurumları bu konuda göreve davet ediyoruz. Konuyla ilgili STK’ların bu meseleyi gündemlerine almalarını arzuluyoruz.

28 Şubat’ın  tek mağduru bile kalmamalıdır. Her bir insan bizim için kıymetlidir. İnancı için mağduriyet yaşamış kişilerin mağduriyetlerinin tam olarak giderilmesi hepimizin ortak derdi dir.

Özetle, Ezder olarak diyoruz ki:

Sayın Cumhurbaşkanım, Sizlerden bu mağduriyetlerimizin giderilmesini beklemekteyiz Görevlerine son verilmesine, devlet memurluğundan çıkarılmalarına bağlı olarak farklı sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilenerek emekli olmak durumunda kalanların emekli ikramiyesi ile emekli maaş kayıpları hesaplanmalı ve ödenmeli, emekliliklerine ilişkin hukuki konumları düzeltilmelidir.

Af, göreve dönüş veya sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi ve iadesi gibi iş ve işlemlerle ilgili olarak hak düşürücü süre veya zaman aşımı süresi uygulanmamalı, söz konusu iş ve işlemler ilgililerin başvurusuna ihtiyaç olmaksızın doğrudan tesis edilmelidir. Tüm ezherli mağdurlarına iadeyi itibar verilip maddi ve manevi tahribatları silinmelidir.

Milletimizin ve ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını geciktiren, her alanda mağduriyetine neden olan 28 Şubat sürecinde rol alanları kınıyor, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri, masum insanlara zulmedenleri lanetliyor; her konuda evrensel standartlara ulaşmış bir ülke ve gelecek diliyoruz.

Saygılarımla

                                                                     

                                                 Ezher Üniversitesi

Mezunları ve Mensuplar derneği

beğen(1)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz