Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 16 Ekim 2021, Cumartesi

El Ezher Mezunlarının Bu ülkede Uğradığı Zulüm…

25 Ocak 2017
948 kez görüntülendi

El Ezher Mezunlarının Bu ülkede Uğradığı Zulüm…
Reklam

Alnı secdeli siyasetçilerin yönettiği ülkede hem de …

Mısır’da ki darbeci Sisi’nin ,diplomasını muhtemel olarak iptal edeceği Mısırlının hakkını korumaya çalışmaktan bir türlü Türkiyeli Ezher Mezunlarının uğradığı zulmü kaldırmaya sıra gelmedi…Çünkü siyasetçilerimiz halen Mısır ve Suriye’deler … Oradaki Ezherliyi korumakla meşguller…

“Senin yönettiğin ülkende yirmi yıldır zulme uğrayan varken,Mısır’da muhtemel zulme uğrayacak olandan sana ne!” diyen de yok zaten!

Çünkü Mısırlı Ezherli , Türkiye’de kendi çocuklarının çalışma alanına etki etmez.Ne kadar diploma alan olursa olsun.

Dile kolay, tam yirmi yıl oldu…Bazıları içinde henüz bitmedi bu zulüm.

Ezher mezunlarının mağduriyeti çok çeşitli boyutlara sahip bir sorundur.Kimi mezunlar diploma denkliklerini aldılar,kimileri halen daha alamadılar.

Bir defa gömlek düğmesi yanlış iliklenmiştir.Kişi aşağıdaki hangi düğmeyi düzetmeye çalışsa yukarıdaki düğmenin boğazını biraz daha fazla sıkmış olmaktadır.

Şikayette bulunsalar, hacı efendi ve hoca efendilerden bile “köprüleri,yolları,tünelleri görmüyor musunuz .Hem sonra başörtüsü sorunu da çözülmedi mi? ” tepkileri alıyorlar.

“Tamam da, bu hizmetler zulmün karşılığı mı ? diyemiyorlar bile.

Çünkü bu ülkede adalet yok! Bundan sonra da olacağı hususunda umudum yok doğrusu!

Diploma denkliklerini aldıkları ve memuriyet elde ettikleri halde , bu kişilerin içinde sadakat,ehliyet,liyakat özelliklerini taşıyanlar bile geçmişten gelen önyargı nedeniyle bulundukları yerlerde ezilmekte , terfisine imkan tanınmamakta , idari görevler açısından Ezher mezunları sakıncalı görülmektedirler.Bu önyargı ne yazık ki bütün kasvetiyle arkadaşlarımızın önünde durmaktadır.
Bir de denklik alamayanlar var ki onlar da denklik alanlarla aynı eğitimi almalarına rağmen YÖK merdivenlerinde aşağı yukarı inip çıkarken yorgunluktan bitmiş tükenmiş haldedirler.Prosedür ,evrak, mühür, şunlar bunlar…

Gelelim denklik alıp da devlet kadrolarına alınmayanlara…

Bunların durumu da ilgincin ilginci…

Siyasiler de “mağduriyetiniz giderildi denklik aldınız ya “ havası var.Artık öldükten sonra gömülürken, merhum “El Ezher mezunuydu denilecek bundan daha başka ne istiyorsunuz? “ demeye getiriyorlar.

Oysa El Ezher mezunlarının kıyamette denkliğe ihtiyacı yok ki! Orada kendilerine zulmedenleri kolaylıkla şikayet edebilecek Arapçaya sahiptirler.Aynı zamanda da aldıkları El Ezher diploması da konuşacak o günlerde…

Ama o hesaba inanlara göre bunun önemi var…

Sol görüşlü biri, dindar birine şöyle demiş.”Hem hesap gününe inandım diyorsun, hem de benden alacağını bu dünyada istiyorsun bu nasıl iştir?

Bugün de , idarenin hatalı tasarruflarından şikayet eden Ezherlilere yapılan muamele de aynıdır.”Madem ki Allah intikam alır diyorsun,hesap sorar diyorsun , o halde bu hesabı oraya bıraksan da benim çocuğa,toruna,geline, bu dünyada bir kadro da sen açsan olmaz mı?” manasını ifade eden dudak bükme hareketini yapıyorlar.FETÖ mensuplarını geçmişte toptan ,grup halinde devlet kadrolarına yerleştirenler şimdi Ezher mezunlarına “sorunlarımız çok ,hangisini çözelim?” diyorlar. Bu adamlar bu halleriyle yukarıdaki solcuya benziyorlar.Çünkü hesap gününe inanmıyorlar…

Şu garip ve hazin hadiseye bakar mısınız?

Uzun yıllar denklik mağduriyeti yaşamış bir Ezher mezunu , denkliğini aldıktan sonra Müftü ve vaiz yetiştiren Haseki Eğitim merkezine gider ve yetkiliye “ ben yıllardır denklik mağduriyeti yaşadım şimdi de denkliğimi aldım, bu yüzden müftülük ve vaizlik kurslarına katılmak istiyorum “derse ne cevap alır biliyor musunuz? “Siz , kırk yaşından gün aldınız ve artık yaşlısınız.”

Bir Allah’ın kulu çıkıp da , güya dini işlerden sorumlu olan Diyanet İşleri Başkanlığına “bu nasıl kural ? diye sormuyor.Yine niçin kimse ? “Bu görevler tecrübe gerektirdiği için, kırk yaşın üstünü anlarım da, kırk yaşın altı da neyin nesidir?” demiyor, Çünkü bu kurum da dinin adalet boyutunun tatbik edilmeyişinin de kıyamet günü hesabına inanmıyor.

Kırk yaşı müftülük ve vaizlik için yaşlılık olarak gören kafa, Kırk yaşında peygamberlik görevi ile görevlendirilmiş ve 23 sene bu görevi devam ettirmiş olan efendimiz ( sav) e nasıl iman etti acaba? Müftülük ve vaizlik için kırk yaş ihtiyarlık ,kırk yaşından 63 yaşına kadar peygamberlik görevi gençlik öyle mi? Şu kafaya bakar mısınız?

Bu konuda Bir başka soru da şudur…

İmkan olsa da Efendimiz ( sav) dünyaya gelse tebliğ ettiği dinin bir ilçe vaizi olmaz mı yani? Böyle saçma kural koyanlar günümüzün sorunlarını okuyacak ve İslamın hükümlerine göre çözüm üretecekler öyle mi? Çok komik!

Denklik alamayan kardeşlerime de şunu söyleyeyim.Artık o belge hiçbir işinize yaramaz.

Çünkü “üzerlerine basarak yükseldiğimiz bu makamlarda, Ezher mezunlarının üzerimizde hakkı vardır” inancını vicdanını taşıyana ben rastlamadım.Siyasilerden akrabanız varsa o başka…!Yoksa bırak denklik YÖK’ün müsait yerinde dursun.

Bu örnekleri verdikten sonra sorunun niçin çözülemeyişi de anlaşılmış oldu.

O halde Ezherli kardeşlerimin önünde tek imkan kalıyor …

Onlar inanmasa da siz,adınız gibi inandığınız hesap gününe bu sorunu öteleyin.Başka da bir şey yapma imkanınız yok zaten!

Ömer ALÇEP

 

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz