Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 07 Aralık 2021, Salı

DÜNYA BİR MİSAFİRHÂNEDİR

30 Ekim 2016
1.560 kez görüntülendi

DÜNYA BİR MİSAFİRHÂNEDİR
Reklam
Her milletin kendine göre dininden, örfünden ve geçmiş tarihinden gelen bazı değer yargıları vardır. Bizim milletimiz için bu değer yargılarından biri hiç şüphesiz ki misafirliktir.
    Misafiri ağırlayana ev sahibi, misafirin ağırlandığı mekana ise misafirhâne denir. Derinlemesine düşünüldüğünde, anlarız ki bebek ana karnında misafirhânededir. Doğduğunda dünya misafirhânesinde  olan insan, ölüncede kabir ona misafirhanedir. Asıl yurt ahirettedir, inanan mümin için oda selam yurdu olan cennettir.
    Misafirhâne olan bu dünyada imkanımız ölçüsünde misafir ağırlamak dinimizin gereği, Hz. Peygamberimizin sünnetidir. Hz. İbrahim (a.s)’ın insan suretine girmiş olan Hz. Cebraili çok büyük bir itina ile ağırladığı anlatılır Kur’anı Kerim’de.
    Hz. Rasûlullah Efendimiz de misafir ağırlamada çok hassastı. Ashab-ı Suffe denilen Mescidi Nebevinin yan bölümünde ağırladığı talebeleri ve misafirleri olurdu her zaman. Bazen bu misafirlerini evinde de ağırlar ve tebessüm ve ikramları ile onların gönüllerini hoş tutardı.
     Ebû Hureyre (r.a) şöyle rivayet etmiştir:
-“Allah Rasûlüne bir adam geldi ve ben açım.” dedi.
     Allah Rasûlu evine haber göndererek yiyecek bir şey göndermelerini istedi. Fakat onlar, yanlarında sudan başka bir şey olmadığını söylediler.
     Bunun üzerine Rasûlullah: Bu gece şu şahsı kim misafir etmek ister? diye sordu.
     Ensardan biri “Ben, misafir ederim Ya Rasulallah diyerek o adamı alıp evine götürdü. Hanımına: “İşte Allah Rasûlünün misafiri, onu ağırla.” Dedi.
     Kadın “Vallahi çocuklarımızın yiyeceğinden başka bir şey yok” dedi.
     Sahabi ” O halde çocukları oyala, sofraya gelmek isterlerse onları uyut. Misafir içeri girince de kandili söndür.  Biz o sofrada yiyormuş gibi yapalım.” Dedi.
     Sofraya oturdular. Misafir karnını doyurdu. Onlarda aç yattılar. Sabahleyin o Sahabi Hz. Peygamberin yanına gitti.
     Allah Rasûlu onu görünce “Bu gece misafirimize yaptıklarından Allah Teâlâ memnun oldu. Buyurdu. (Müslim, Eşribe, 172)
    -“Misafire özel ikram bir gün bir gecedir. Misafirlik ise üç gündür. Bundan ötesi sadakadır.” (Buhari, Edeb, 31) buyuran Hz. Peygamber misafire ikram etmeyi imanın bir gereği olarak ifade eder bir başka hadis-i şeriflerinde:-“Her kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin.” (Buhari,Edeb,85)
     Ashab-ı Kiram da Hz. Peygamberden gördükleri bu güzel uygulamayı kendileri de bizzat uyguluyor ve misafirlerine yaptıkları izzeti ikram ile, hem onların gönlünü hoş tutuyorlar, ayrıca bu vesileyle hem Hz. Allah’ın hem de Rasûlullah’ın rızasını kazanıyorlardı. Hatta Medine-i Münevvere de Ebû Eyyüp el Ensari Hz. Peygamberimizi yedi ay kadar evlerinde misafir etme şerefine nail olmuşlardır.
     Yakın zamana kadar toplumumuzda misafire “Tanrı misafiri” denir ve bunlar konak evleri denilen özel misafirhaneler de ağırlanırdı. Bu güne göre geçmişte, insanlarımız birbirlerine daha çok misafirliğe giderdi. Bu vesileyle de izzeti ikram sohbet ve muhabbetlerle gönüller birbirine daha çok ısınırdı. Maalesef günümüzde sanayileşen dünyada birçok insan televizyon, internet ve cep telefonu bağımlısı haline geldi. Akrabayla, komşuyla, eş-dostla karşılıklı ziyaretler azaldı, neticede sohbet azaldı, muhabbetler, misafirlikler bayramdan bayrama kaldı. Onlarca daireden oluşan koca binalarda insanlar, aileler nefsîleşti, ferdîleşti ve yıllardır insanlarımız yalnızlaştı maalesef.
     Görüşmeler, konuşmalar whatsapp’a, facebook’a kaldı. Birbirine sıcak tebessümü ile “Esselamu aleykum” diyen insanlarımız bu sembol sözümüzü yazışmalarda “s.a” diye sembolize eder oldu.
     Bu durumu şair ne güzelde ifade etmiştir:
        Ahbaplık-komşuluk nerde erenler?
        Duruyorsa haber versin görenler
        Söyleyin söyleyin eski yârenler
        Sohbeti harcadık daha ne kaldı.
      Halbuki Hz. Peygamberimiz şu ifadeleriyle misafiri ve misafirliği ne kadar da önemsiyor:
-“3 kişinin duası geri çevrilmez. Allah katında makbuldur; Babanın evladına duası, misafirin duası ve mazlumun duası.”(Tirmizi, Birr, 7/1905)
     Her şeyin bir âdabı ve erkânı olduğu gibi, misafirliğinde belli başlı bazı uyulması gereken âdabı vardır. Ev sahibinin dikkat etmesi gereken bazı hususlar şunlardır :
  * Ev sahibi, misafirini güzel yüzle, güzel elbiseleri ile karşılamalı.
  *  İkramında cömert olmalı.
  *  Mümkünse ikramı ev sahibi bizzat kendi yapmalı.
  *  Misafirleriyle hoş muhabbet etmelidir.
 Misafirinde bu hususta uyması gereken bazı hususlar vardır:
  *  Misafirin elbisesi temiz ve güzel olmalı.
  *  Davete icabet etmeli.
  *  Zengin, fakir ayırımı yapmamalı.
  *  İkram edilen yiyecekleri begenmemezlik yapmamalı.
  *  Mümkünse misafirliğe eli boş gitmemeli.
  *  Ev sahiplerine teşekkür etmeli ve kendilerini iade-i ziyarete beklediğini ifade etmeli.
  *  Misafirliğe gitmeden önce, ev sahibi mümkünse haberdar edilmeli.
  *  Ayrıca misafir ev sahibine dua etmelidir.
    Özellikle dini bayramlarda, kandil gecelerinde, milli günlerde sevdiklerimizi aramalı ve muhabbetimizi kuvvetlendirmeliyiz. Unutmayalım ki iyi ve kötü günde yanımızda olacak olan, bize muhabbet besleyen dostlarımızdır. Yine unutmamalıdır ki acılar dostlarla paylaşılır ve güzellikler dostlarla daha bir güzel olur.
      Aramızda muhabbetin canlanması; ikram, ilgi, alaka ve sohbet ile, bütün bunlarda ancak, misafirlikle ve yakînen görüşmeler ile  mümkündür.
     Unutmayalım ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur Vesselâm.
              Sadık Kösterelioğlu
            Maltepe cezaevi vaizi
beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz