Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 28 Mart 2020, Cumartesi

Çanakkale aslanları ancak bu kadar şanlı idi

18 Mart 2020
183 kez görüntülendi

Çanakkale aslanları ancak bu kadar şanlı idi
Reklam

Her milletin tarihinde bir çok kahramanlık ve o kahramanlığı gösteren bir çok kahraman vardır. Bir millet için ölüm, kalım savaşı sayılabilecek Çanakkale Savaşı, buna güzel bir misaldir. Zira bu savaşta düşman, Çanakkale’yi geçse istanbulu fethedecek, istanbulu fethedince de anadolu insanı için çok zor günler başlayacaktı.  Ve bundan böyle Anadoluda ezan sesi yerine, belkide “çan sesi” yayılacaktı.

Bu münasebetle Kınalı Hasan, Seyyit Onbaşı, Yahya çavuş, Tokatlı Mehmed gibi, onbinlerce genç ve daha niceleri,  vatanın müdafası ve Hakk’ın rızası için ölümü korkuttular ve şehadete koştular. Bu samimi ve kahraman ecdat, bu uğurda tarihe geçen bir zafer elde etti. Biz bu destana “Çanakkale Geçilmez” destanı dedik ve geleceğin Kınalı Hasanları olacak bu nesli, bu destanla büyüttük ve ona sen kahraman bir neslin evladısın aslanım dedik.

Mehmet Akif Ersoy merhum ” Çanakkale”  şiirinde kahraman ecdadı anlatırken -” Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.” Diyerek onları Hz. Peygamberimizin yanında, düşmanla Bedirde savaşan sahabe-i kiramla mukayese ediyordu.

Bu kahraman milletin asil evladı, yıllardır bir çoğu oyunda ve eylencede, daha doğrusu herkes kendi aleminde idi, tâki 15 Temmuz gecesine kadar. Onbeş yılda bir darp edilen bu millete o gece sinsice, haince yine darp etmek istendi, ama ezan ve selâ sesiyle toplanan, bayrak altında birleşen bu millet, çok hızlı bir şekilde fabrika ayarlarına döndü ve aslını asaletini hatırladı kısa zamanda. Çanakkale Geçilmez destanı üzerinden bir asır sonra bu kahraman millet yeniden bir tarih, bir destan yazdı ve dünyaya da bunu duyurdu -” Şehitler ölmez vatan bölünmez” diye.

Ne kahramanlar çıktı yine bu milletten o gece, tankı durdurmak için önüne yatanları mı, o  tankın üzerine çıkanları mı dersiniz,  yoksa hainlerin yaylım ateşine karşı iman dolu göğüslerini siper edenleri mi. Yoksa hiç kamyon sürmesini bilmediği halde kocasının kamyonunu çalıştırıp darbeyi durdurmak için tankın önüne sürmek isteyen, Nene Hatun misali, kahraman kadını mı, yahut canı pahasına hain Generali öldürüp darbenin seyrini değiştiren gizli kahraman Seyyit Onbaşı misali şehit Ömer Halis Demiri mi ve daha niceleri…

O gece, evet o gece bu millet topyekün vatanına ve bağımsızlığına sahip çıktı ve yüz yıl öncesi gibi büyük bir destan yazdı,  kısa zamanlı ama belkide Çanakkaleden daha büyük bir destan yazdı o gece, daha büyük bir destan.

Seyyit Onbaşı Kabrinden kalkmış olsaydı ve o gece, gözlerini kırpmadan vatan ve Allah için tankın önüne yatarak şehâdete koşanları görseydi belkide onlara gıpta ederdi.

O gece olan mücadele, bir çok yönden Çanakkale muharebesinden daha zordu. Herşeyden önce milletiyle birleşmiş, bir ve beraber olan bir ordu vardı Çanakkalede.  Ancak 15 Temmuz gecesinde kahraman Ordumuz içine sızmış hainlere, onların ele geçirdikleri uçak ve tanklarına karşı çıplak elleriyle dur diyen sade bir millet.

Çanakkalede harp bir yıl sürmüştü, 15 Temmuzda ise sadece bir gece. Çanakkale’de 250 bin küsür şehidimiz vardı, bu gece ise 250 kişi idi sadece. Aralarında aynı olan birşey vardıki 250 bin kişi de şehitti o gün, 250 kişi de bu gece.

Tarih ve Kültür birliği olan halka millet, bu milletin üzerinde yaşadığı toprak parçasına da vatan denir. Yüz yıllardır; Türk, Kürt, laz ve Çerkezi ile… kader birliği yaparak üzerinde milletçe yaşadığımız ve ecdadımızın bize emanet ettiği vatan Türkiye’dir. İşte  bu vatan bizimdir, bizim kalacak.

İnancımıza göre vatan sevgisi, imandandır. Vatan namustur, şereftir. Vatan hürriyettir, özgürlüktür. Her karış toprağı ecdadın kanı ile sulanmıştır. Bunun için vatan mukaddestir kitap gibi, ezan gibi… İşte bunun için kulağımıza küpe gibi olan söz:

Bayrakları, bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Vatan, ezan, kuran sevgisi bizi hep birleştirmiştir tarih boyunca. Çünkü bu değerler bizim için çok mukaddestir. Yüzyıllarca islama sancaktar olmuş bu vatanın evladına saldırdılar, Kur’anını yasakladılar, ezanını susturdular yıllarca evet yıllarca. Ama bu milleti yine de dininden, kitabından, ezanından, mukaddesatından, vatan sevgisinden uzaklaştıramadılar. Çok acılar çeken bu millet küllerinden doğdu her zaman, yılmadan ve usanmadan.

O geceden sonra yine bir olduk, beraber olduk eskisi gibi, tüm milletçe. Yine düşündük; doğum sancısız olmaz ve herşeyde bir hayır vardır diye. Günlerce meydanlarda ay yıldızlı bayrağımızı salladık ” ölürüm Türkiyem ” türküsünü diye diye.

Her şeyin bir bedeli vardır. Bu vatanın ve özgürlüğün bedeli ise şehit olan kahraman ecdadın kanıdır. 15 Temmuzu unutmadık ve asla unutturmayacağız. Bir yılda geçse yüz yılda o gece olanları neslimize hep aktaracağız. O gece vatanı hainlerin elinden kurtarmak için büyük gayretler gösteren tüm vatandaşlarımızdan Allah razı olsun, Kahraman şehitlerimizin mekanları cennet, makamları âli olsun. Gazilerimize Yüce Mevla acil şifalar ve huzur dolu uzun bir ömür nasip eylesin. Rabbim Şehitlerimizi de Hz. Hamza’ya komşu eylesin. 15 Temmuzun seneyi devriyesinde kahraman şehitlerimize söyleyebileceğimiz tek söz:

Ey Şehit oğlu şehit, isteme benden Makber

Sana aguşunu açmış duruyor peygamber.

Allahım! Sen vatanımızı ve milletimizi düşman tasallutundan ve vatan hainlerinin şerrinden  koru! Amin…

Sadik KÖSTERELİOĞLU (Kartal Vaizi)

beğen(2)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz