Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 01 Aralık 2020, Salı

Belalara karşı, dua ve ibadete yönelmeliyiz

12 Mayıs 2020
375 kez görüntülendi

Belalara karşı, dua ve ibadete yönelmeliyiz
Reklam

İçinde bulunduğumuz yılın barındırdığı sürprizlerden bihaber idik. Daha başındayken tüm dünyayı kasıp kavuran corona virüsüyle tanışınca afallayıp kaldık.

Lokal olaylara, gelişmelere alışkın idik. Bölgenin birinde yaşanan acılar, yıkımlar, kıyımlar diğer bölgelerde ciddiye alınmıyor, insanlar zevkü sefalarından taviz vermiyor idiler.

Yıla öyle başlangıç yaptık ki, lokal acılar yerini toplu acı ve sıkıntılara bırakıverdi.

Kovid-19 virüsü, tüm dünyayı etkisi altına alırken kimseye danışmıyor, zengin, fakir ayrımı yapmıyor, yakaladığını alaşağı ediveriyor.

Virüs bana göre laboratuvar ortamında hazırlanıp tüm dünyanın başına bela edilmiş olsa da bunu takdir eden bir rabbimiz var. O yüzden yaşantımıza, doğru ve yanlışlarımıza iyi bakmalı yaptığımız hatalardan arınmanın idrakine varmalıyız.

Çünkü hiç bir bela sebepsiz yere insanların başına musallat edilmez.

İnsanoğlu olarak haddimizi bilmiyoruz, işimize gelmiyor.

Bunun doğal sonucu olarak yaradanın üzerimizde takdir ettiği ağır imtihanlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.

Genç olsun, yaşlı olsun, hasta olsun, sağlam olsun ölüm hiç kimseye uzak değil. Ne zaman nerede yakalayacağı belli değil.

Çok merak ettiğim bir konu var. Bu felaketle birlikte ibret alıp, yaşantısını Allah (cc)’nün rızasına göre tanzim ederek hayatına çeki düzen veren, ibadetlerini hassasiyetle eda etmeye başlayan bir akım oluştu mu?

Hiç sanmıyorum.

Ölümü kendisine yakıştıramayan insanlar olarak hatalarımızda ısrarlı olmaya devam ediyoruz.

Kendine hisse çıkaran temiz düşünceli insanlar illa ki vardır. Ama genel anlamda değerlendirdiğimiz zaman bilindik hayatlarımızı şu dönemde dahi terk ederek bir toparlanma, arınma ruhuna sahip olamadık.

Aklıma geldi de televizyon kanallarını takip ederken, hastanelerde insanların pozitif vakayı negatife çevirmenin akabinde oyun havaları eşliğinde göbek atması size mantıklı geliyor mu?

Niçin bunlardan bir Allah kulu da çıkıp, Kur’an-ı Kerim’den bir ayet yahut süre okuyarak Allah’a şükretme yolunu tercih etmez?

Müslüman olarak büyük tehdit içeren bir salgına karşı kazanılan mücadele sonrasında göbek atmak değil, aşrı şerif okumak ve elleri semaya açıp rabbimize yakarmak yaraşır.

Çünkü hayır ve şerri, kader ve kazayı takdir eden O değil mi?

Biz niye böyle olduk?

Onca hassasiyetimize rağmen değerlerimizi ne ara unutup farklı yerlerde çıkış kapısı arar olduk?

Sanki salgın öncesinde camilerimiz cemaatle cıvıl cıvıl coşuyor muydu?

Maalesef hayır..

İnsanımız, kazandıkça daha mütevazi olacağı yerde kazandıkça daha da azgınlaşarak haşa kendini bir ilah gibi görmüyor muydu?

Evet görüyordu.

Bu azgın gidişat sonrasında ne bekliyorduk?

Kazandıkça doymayan, içtikçe susayan, yedikçe acıkan, yattıkça yorulan, azdıkça azan, sapıklıkta, zinada, fuhuşta sınır tanımayan, başkasının hakkını gasp ederek bunu kazanç gören, diğerlerine karşı üstünlük taslayanların havada uçuştuğu bu dönemde dahi halen üzerimizde bir rahmet şemsiyesi olduğunun farkında mıyız?

Bu rahmet, dünyada ki bela ve musibetleri sadece geciktirerek doğru düzgün insanlar olmamız için bizlere tanınan fırsattır.

Kıyametin kopuvermesiyle bu fırsatların elimizin altından kayıp gideceğinin farkında mıyız?

Farkında olsaydık, böyle olmazdık.

Dünyaya bu kadar bağlanmazdık.

Diğerlerine bunca zulmü reva görmezdik.

Siz zulüm denince sadece idarecilerin halkına yaptıkları cebri tavırları mı anlıyorsunuz?

Zulüm o kadar çeşitlidir ki, hemen yakınlarınızda bir ihtiyaç sahibine gücünüz yettiği halde infakta bulunmayıp onun sıkıntılı hayat idame ettirmesine göz yumuyorsanız zalimsiniz.

Bir köpeğe, kuşa ya da kediye taş atıp, korkuttuysanız zalimsiniz.

Yolda giderken sokağa izmarit yahut çöp attıysanız zalimsiniz.

Sırada beklerken birinin rızası dışında önüne geçtiyseniz zalimsiniz.

Gecenin bir yarısı arabanızın kornasına basıyorsanız zalimsiniz.

Gürültü yaparak diğer komşularınızı rahatsız ediyorsanız zalimsiniz.

Bu örnekleri o kadar artırabiliriz ki!

O yüzden şu anlam taşımayan bomboş yaşantılarımızı İslamın güzelliğiyle bezeyip hem kendimize, hem diğerlerine faydalı insan olabiliyorsak yaşantımızın gayesini yerine getirmiş ve bizi yaradanın rızasını kazanmış oluruz.

Kaynak: Belalara karşı, dua ve ibadete yönelmeliyiz – Serdar USMAN

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz