Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 28 Şubat 2021, Pazar

Arakan’a Dünya Kör ve Sağır!

31 Ağustos 2017
1.120 kez görüntülendi

Arakan’a Dünya Kör ve Sağır!
Reklam

Yine vahşet, yine katliam, yine zulüm. Dünya Müslümanları korkunç bir çaresizliğin içinde. Bunun en büyük sebebi birlik ve beraberlik içinde ol(a)mayışımızdan, birliğe giden yolda önümüze sürekli engellerin çıkarılmış olmasındandır.

Arakanlı Müslümanlar yine Myanmar’da (Burma) Budistlerin vahşeti ile karşı karşıyalar. Son bir kaç gündür 3 binden fazla Arakanlı Müslümanlar hem Ordu güçleri hem de Budist milislerce katledildiler. Köyleri basıldı, camileri, okulları, evleri ateşe verildi. Katliamdan kaçabilenler farklı bölgelere dağıldılar. Yüz binden fazla Müslüman yerlerinden, topraklarından oldu. Neredeyse birbuçuk milyon Arakanlı açlık ve sefalet içinde yalnızlığa itilmiş durumda.

Myanmar’ın batı denizine ince bir hat halinde konuşlanmış Rakhine eyaletinde yaşayan Arakanlılar, bir başka adla, Rohingyalı Müslümanların acısı uzun bir süredir devam ediyor. Dünya’nın gözü önünde devam eden katliamlara, Türkiye’nin dışında sesini yükseltebilecek başka ülke yok. Malezya ve Endonezya’nın yardımları da olmasa sessizlik içinde yok olup gidecekler.

Myanmar’ın dışında tek kara sınır komşusu olan Bangladeş’e sığınmak isteyen Arakanlılara ülkede çok sayıda Arakanlı bulunduğu gerekçesiyle sınırdan geçmelerine müsaade edilmiyor. Buna rağmen kaçak yollarla yirmibin civarında Arakanlı’nın sınırı geçerek canlarını kurtardıkları söyleniyor.

Dünya, Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de yapılan vahşete sessiz kaldığı gibi Arakanlı Müslümanların yaşadıkları vahşete de kör ve sağır kesilmekte, kulağını tıkayıp zulme göz kırpmakta âdeta.

Öyle ki bu durum bize Peygamber Efendimizin şu hadisini hatırlatmakta: “Yemek yiyenlerin sofralarına birbirlerini çağırdıkları gibi, çeşitli ümmetlerin sizin aleyhinize birleşmeleri yaklaşmaktadır. Sahabeden biri “Ey Allah’ın Resûlü! O gün (sayıca) az olacağımızdan mı (aleyhimizde birleşecekler)? diye sorması üzerine Peygamber Efendimiz (sav): “hayır, bilakis o gün (sayıca) çok olacaksınız. Fakat selin üzerindeki köpük ve çerçöp gibi olacaksınız. Zira Allah heybetinizi (korkunuzu) düşmanlarınızın kalbinden çekip alacak ve sizin kalbinize vehn yerleştirecek, (bu sebeple düşmanınız sizden çekinmeyecek ve korkmayacak) tır” buyurdu. Sahabeden biri “Ey Allah’ın Resûlü! “vehn” nedir?” diye sorunca Peygamber Efendimiz (sav) “dünya sevgisi ve ölüm korkusu” diye cevap verdi. (Ebû Dâvûd)

Başımıza gelen belâların yegâne sebebini Peygamber Efendimiz ondört asır önceden haber vermiş ve bizi uyarmış, dünya sevgisi ve ölüm korkusu olduğunu söylemiş. Aklı ve kalbi dünyevileşen bir insan da kendinden başkasını düşünmez hâle gelir.

Işte Myanmar’da katliam altında olan Arakanlı Müslüman kardeşlerimize karşı kör ve sağır kesilmekte olmamızın nedeni dünyevileşmemiz, dünyalık olmamızdan kaynaklanmaktadır.

Ölümden korkan, vatanını savunmak için savaşmaktan korkar, ölüm korkusu insana Allah’ın emretmiş olduğu cihat anlayışını unutturur. Cihat unutuldu mu düşmanlar bütün vahşetiyle üzerimize gelir. Bu yüzden dünya sevgisi insanı farkında olmadan köleleştirmekte, hürriyetini elinden almaktadır. Hürriyeti elinden alınan insan da kendi nefsinden başkasını düşünemez, zulüm altında ezilen kardeşlerinin çığlıklarına kulak veremez hâle gelir.

Dünya gündeminde Arakanlı Müslümanların seslerinin duyurulması için Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifleri ile bir nebze olsun farkındalık uyandı. Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının Güvenlik Konseyi İngiltere’nin desteğiyle harekete geçirildi. Buna ilaveten İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) vahşeti kınaması sağlandı.

Çözüm Kur’an’a ve sünnete dönmek, kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek. Yeniden “ancak müminler kardeştir” düsturuna dönmek. Birlik olursak sırtlanlar, akbabalar, en zayıf Müslümana bile saldıramazlar. “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a) sımsıkı yapışın, parçalanmayın…” (Ali İmran 103), “Allah’a ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin, sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider” (Enfal 46) ayetlerini tam anlamıyla içselleştirmek zorundayız. Bunu yapabilirsek Arakanlı kardeşlerimize uygulanan vahşet de duracaktır.

Eğer birlik ve beraberlik içinde olabilirsek, güçlü olacağız, güçlü olursak da sadece BM’yi harekete geçirmekle, İİT’yi kınama yaptırmakla kalmayıp bizzat meseleye müdâhil olabilir ve zulmü yerinde yok edebiliriz.

Dünyanın 5’ten büyük olduğu gerçeğini fiiliyata geçirebilmemiz, zulme dur diyebilmemiz, 57 İslam ülkesinin yekvücut birlikte hareket etmesi ile ancak gerçekleşebilir.

 

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz