Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 09 Mart 2021, Salı

“ARAFAT’TA GÜNAHLARINI AFFETTİREMEYEN BİR KUL, BEDBAHT BİR KULDUR!”

27 Mayıs 2017
1.010 kez görüntülendi

“ARAFAT’TA GÜNAHLARINI AFFETTİREMEYEN BİR KUL, BEDBAHT BİR KULDUR!”
Reklam

2017 yılı Hac ibadeti organizasyonları çerçevesinde İl Müftülüğünce düzenlenen Hac Eğitim Seminerleri’nin bir yenisi de 17 Mayıs 2017 Çarşamba günü, Yeşilhisar İlçesinde, Yeşilhisar İdris Camii’nde yapıldı.

Seminer programına, İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, İl Müftü Yardımcısı Tandoğan Topçu, Yeşilhisar İlçe Müftüsü Said Çavuşoğlu, Dr. Mustafa Soner Yılmaz, Kocasinan Vaizi Çiğdem Tulgar ve hacı adayları katıldı.

Programın başında, niçin hacca gidildiğinin, hacca gitmenin ne anlama geldiğinin üzerinde duran Sayın Güven, konuyla ilgili Allah Teâlâ’nın Kur’an-ı Kerim’in 3. Sûresi olan Al-i İmran Sûresinin 96 ve 97. ayetlerini okuyarak gücü yeten her mü’minin Kâbe’yi ziyaret edip hac vazifesini yerine getirmekle yükümlü olduklarını belirttikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“İHRAM, BİZE EN GENİŞ ANLAMIYLA ÖLÜMÜ VE MAHŞERİ HATIRLATIR!”

“Kıymetli Hacı adaylarımız!

Hacca gitme sebeplerimizden birincisi, haccın farz olmasındandır; yani farzı yerine getirmek için gidiyoruz oraya. Malımız, mülkümüz var iken, sağlığımız, sıhhatimiz yerindeyken ve yol güvenliğinde de bir sorun yok iken haccımızı yerine getirmemiz gerekiyor. İkinci sebebimiz, günahlarımızdan arınmamızın gerekliliğidir. Hz. Âdem aleyhisselam ve Havva validemiz gibi yaptığımız hata ve işlediğimiz günahlardan ötürü pişmanlık duyup tevbe ederek temizlenmek için gidiyoruz; şeytan aleyhillane gibi hatada ve günahta ısrar etmek için değil. İnsana yakışan bir davranış olan pişmanlığımızı ve tevbe istiğfarımızı Rabbimize sunmak için gidiyoruz.

Erkekler olarak giydiğimiz ihramların mahiyetini kavramamız icap etmektedir. Aslında ihram, kefen gibidir; kefenin diğer şekli ve diğer adıdır. İhram, bize şunu anlatır: Bu dünyadan, bir gün bu elbiselerle ayrılacağız. Mal, mülk, servet, şöhret, evlatlar, sevdiklerimiz, eşimiz, dostumuz, kısaca kimimiz ve neyimiz varsa hepsi geride kalacak. Bizimle gidecek olan yalnızca imanımız ve salih amellerimiz olacak. İşte ihram, bize böylece en geniş anlamıyla ölümü ve mahşeri hatırlatır.”

“MAHŞER GÜNÜ HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE, BU DÜNYADA KENDİNİZİ HESABA ÇEKİN!”

Sayın Güven, tavafın nasıl ve ne tür bir hissiyatla yapılacağını, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in 40. göbekten dedesi olan Hz. İsmail Aleyhisselam’ın annesi ve Hz. İbrahim Aleyhisselam’ın hanımı olan Hacer validemizden, dünya döndüğü müddetçe bütün Müslümanlara haccın ve umrenin olmazsa olmaz bir şartı olarak miras kalan sa’y ibadetini anlattıktan sonra şu noktalara değindi:

“Hacer annemiz misali Rabbimize en güzel bir şekilde tevekkül edebilmeyi öğrenmeliyiz. Giderken, artık geride bıraktığımız ne varsa hepsini unutmalıyız. Bir gün öyle ya da böyle öleceğiz zaten ve herkesi geride bırakacağız istesek de istemesek de. Bizler, buradakileri düşünmektense kendimizi düşünmeliyiz orada öncelikle. Günahlarımızı affettirmek için uğraşmalıyız.

Sonra haccın tâ kendisi olan Arafat’ta vakfeye durma vazifemiz geliyor. Orası, en az beş milyon insanın doldurmuş olduğu bir mahşer meydanı gibi olacaktır. O anda şunu hatırlayacağız: Bir gün bütün insanlar ölecek ve sonra diriltilip mahşer yerinde Rablerinin huzurunda toplanacaklar. Allah Resulü (a.s.) mahşer yerinde hesaba çekilmeden önce, bu dünyada kendinizi bir hesaba çekin, diye tavsiyede bulunuyor bizlere.

Arafat’ta günahlarını affettiremeyen bir kul, bedbaht bir kuldur. Kendisini affettiremeyen kul, yalnızca bir seyyah misali ziyaret edip dönmüş gibi olur. Peki, kendimizi nasıl affettireceğiz Arafat’ta? Gidişimizden dönüşümüze kadar, bu dünyada bir yolcu olduğumuzu hatırlayacağız ve ebedî âleme hazırlık için ona göre hareket edeceğiz. Kendimizi sürekli muhasebeye çekeceğiz ve günahlarımızı, hatalarımızı affettirmek için yalvaracağız, yakaracağız, dua edeceğiz ve inşallah oradan ayrılırken, tıpkı annemizden doğduğumuz günkü gibi günahsız bir şekle bürünmüş olacağız.”

Haccın diğer menasiklerinden de bahseden Sayın Güven, Medine’ye gidince, oradayken Allah Rasulü’nün yaşadığı anları hatırlayıp, O’nun sahabeleri gibi olunması gerektiğini, Ravza-i Mutahhara’da O’nu ziyaret etmeyi, Asr-ı Saadet’te Medine’deki yaşanmış olayları, yapılmış savaşları anlamamız gerektiğine vurgu yaptı. Güven, o kutsal mekânlara gitmeden önce, bütün hacı adaylarının maddi ve manevî anlamda herkesten helallik almayı ve yine oralardan dönerken de maddi anlamda yalnızcazemzem ve hurma ile dönülmesini tavsiye etti. Ve son olarak, hacı adaylarının haclarının kabul edilmesi için dua ederek konuşmasını tamamladı.

Sayın Güven, aynı zamanda Yeşilhisar İlçe Müftülüğüne kısa bir süre önce atanan Sayın Said Çavuşoğlu’nu makamında ziyaret ederek görevinde başarı dileklerinde bulundu.

http://kayseri.diyanet.gov.tr/Sayfalar/contentdetail.aspx?ContentId=830&MenuCategory=Kurumsal

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz