Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 25 Temmuz 2021, Pazar

SON KALE

3 Nisan 2017
1.291 kez görüntülendi

SON KALE
Reklam

SON KALE

Okyanus’tan ferman gelir: Coni’ye teslîm edin emsalsiz ülkeyi!
Şüheda haykırır: Vermeyin o mülhide; kanla yoğrulan beldeyi!
Mekke, Erbil ve Bosna dua ederdi: Ya Rahîm, kurtar Türkiye’yi!
Denizde balık, uçan kuş dahi lanetledi o sefîl kefereyi…

O ne müdhiş geceydi ya Rabb, havadan ve yerden yağdırıldı şiddet?
Bombanın parçaladığı baba, tankın ezdiği ana, etraf vahşet,
İblîse ittiba eden neferin saçtığı ölüm, kustuğu dehşet,
Yine de ehl-i küfrün leşkerine baş eğmedi o kahraman millet!..

O meş’um isyanda zahir oldu her şey, çıktı meydana ayân beyân,
Kimdir Ma’bud-u bi’l-Hakk’a kul olan; kimdir o mel’un şeytana tapan?
Tekbir sesleriyle mürtede saldırırken Kürt, Türk, Evlâd-ı Fatihan,
Makarna kuyruğunda ter döküyordu, memleketi gâvura satan!..

Din düşmanı, vatan haini, firarî Mehdi’nin emir neferleri,
Meş’um hengamda etrafa yağdırdı, alçakça füze ve mermileri,
Korkutamadı o evlâd-u iyâli, kâfirin korkunç gülleleri,
Sarsılmaz îmân taşır çünkü, muvahhid erlerin çelik sineleri

Güneyde hazırda bekliyordu on binlerce sarhoş İngiliz asker,
Batıda nöbetteydi yüz binlerce münâfık, komiteci hainler,
Tâ yarım asır sa’y-u gayretle hazırlanan Leon ve Diyojenler,
Tam beş saatte perişan etti mel’unu, Fatih ve Selahaddinler!..

O zaman harika gördük, sekîne indi mü’minin kalbine Hak’tan,
“Ebrehe’nin fillerini” sanki ebabil taşlıyordu, kaldık hayran,
Kahroldu şeytan ve fırkası, abdini inzal edince o uçaktan,
Mülhid tayfanın imha fermanını indirdi, ol Aziz-u zü’ntikam!..

Nerdesin Müseyleme, hani olmuştun kâinata mehdi-yi zîşân?
Şakirtler hapiste, havârîler firarda, cümle cemaat perişân,
Ey azizler, bir kavmin rehberi olursa İngiliz ve Amerikan;
Dünyada zillet ve meskenet olur ahvâli, âhirette de hüsran…

Bombayla mücehhez eşkıyayı herc-ü merc eden silahsız neferin,
Cihan tarihinde yoktur misli misâli böyle mübarek zaferin,
Şeytanın ordusuna diz çöktüren kadın, çocuk, bastonlu dedenin,
Muzaffer etti salih kullarını; Rabbu’l-evvelîne ve’l-âhirîn…

İlahi! Ne büyüksün, mü’mini memnun eyledin, kâfiri de mahzun,
Kahreyledin Venizelos torunlarını, oldular çıldıran maymun,
Bir şamar ki indirdin şeytanın Leylasına, perişan oldu Mecnun,
Cihanın dört tarafına firar etti şakirt, sanki atası Şimon…

O gece secdeye varmıştı bütün ecram; semâvât, nucûm ve kamer,
Minarelerden yükseldi kelime-i şehadet ve Allah-u Ekber…
Şarktan garba kadar, elini semaya kaldıran ümmet-i Peygamber:
Ya Mucîb! Muhafaza eyle mü’mini, kalmadı sığınacağı yer

Ölüm yokluk değil, hiçlik değil anam; sadece bir tebdîl-i mekân,
Şehidin mükâfâtını tartabilir mi, cümle terazi u mîzan,
Vatan müdafiî bahtiyar efradı sorarsan, oldu Hakk’a kurban,
İntikal etti Cennet bahçesine, an itibariyle eder seyrân!

Ey şehid! Sen ki, küfrün silahlı leşkerine yüreğinle saldırdın,
Sen ki, menfurun evladını yere serip; o vakit hakkı kaldırdın,
Hem vatanın, hem de âlem-i İslâm’ın şan u şerefini kurtardın,
Şehadetle müşerref olarak o âlî makam-ı mahmud’a vardın!..

Amerikan muhibbanı, hain darbede muvaffak olsaydı şayet,
Ta’lim edecekti Müslüman ahfadına, Tevrat’tan sûre ve âyet,
Hurâfatla müzeyyen kilise, olacaktı mukaddes dînî mâbet
O zaman kahrından müteellim, ağlardı dünya ve semâ elbet…

Ya Rabbi! Yaşatmadın mü’mine, kâfirin mel’un galibiyyetini,
Susturmadın ezân-ı Muhammedî’nin o mukaddes şehâdetini,
Târumâr ettin ehl-i salîbin cümle hayal ve menhus emelini,
Vermedin Deccal’ın askerine, âlem-i İslam’ın son kalesini!..

Şühedâ kanıyla yoğrulan topraklar bizim, elbet bizim olacak,
Kâfir ve müşrikler istemezse de Allah nûrunu tamamlayacak,
Eyy İstanbul ayağa kalk! Fethin tekbirle olacak, yakînen inan!
Öyle müjdeler son Peygamber, Muhammed aleyhissalâtu vesselâm…
Muhammed Kahtavî

beğen(1)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz