Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 13 Haziran 2021, Pazar

28 ŞUBAT DAVASI’NDA PİKNİK HAVASI

19 Şubat 2015
983 kez görüntülendi

28 ŞUBAT DAVASI’NDA PİKNİK HAVASI
Reklam

Bünyamin Güler

28 Şubat Duruşmaları’nda tutuklu askeri sanıklar, mahkemede dolaşıyor, yakınları ile sohbet edip, izleyicilerle birlikte kraker ve çerez yiyor! Bazı sanıklar ise, iddianame okunurken, kitap okuyup, telefonla görüşüyorlar. Bütün bunları görmeyen mahkeme heyetinin, tahta sandalyelerde rahat edemeyen darbeci sanıklara minder dağıtılmasına ses çıkarmaması ise, milyonlarca mağdurdan seçilen mağdur yakını müdahilleri isyan ettiriyor…

Kamuoyu, sadece askeri piyonların değil 28 Şubat Post Modern Zulüm Dönemi’nin iş dünyası, medya, siyaset, loca ve beşli çete denen işçi, işveren ve meslek örgütü mensuplarının da davaya dahil edilmesini beklerken, askeri tutuklulara uygun görülen piknik ortamında duruşma hali, adalet bekleyen milyonlarca darbe mağdurunu ve kamuoyunu “Acaba 28 Şubat Davası Balyoz ve Ergenekon’a feda mı ediliyor, dava ört bas mı edilecek?” endişesine sevk ediyor…

Koca bir dava örtbas ediliyor…

28 Şubat duruşmalarında tutuklu askeri sanıklar, mahkemede dolaşıyor, yakınları ile sohbet edip, izleyicilerle birlikte kraker ve çerez yiyor! Bazı sanıklar ise, iddianame okunurken, kitap okuyup, telefonla görüşüyorlar. Bütün bunları görmeyen mahkeme heyetinin, tahta sandalyelerde rahat edemeyen darbeci sanıklara minder dağıtılmasına ses çıkarmaması ise, milyonlarca mağdurdan seçilen mağdur yakını müdahilleri isyan ettiriyor…

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 103 sanıklı 28 Şubat davasındaki ciddiyetsizlikler ve Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal’ın ipin ucunu kaçırması  “Acaba 28 Şubat zihniyeti kaldığı yerden devam mı edecek ?” sorularını akıllara getirdi. Hukuk çevrelerinde, 28 Şubat Davası’nın Balyoz ve Ergenekon’a feda edileceği endişesi hakim.

Postmodern darbe yaptılar, piknik ortamında yargılanıyorlar!

“54. Erbakan Hükümeti’ni cebren devirmeye ve düşürmeye iştirak” suçundan yargılanan darbe mimarları, davanın başladığı günden beri ciddiyetsiz tavırlarıyla gündemi meşgul ediyor. Öyle ki duruşmalarda, davayı izleyen mağdurları ve gazetecileri şok eden gelişmeler yaşandı. 28 Şubat gibi çok büyük ve ciddi tutulması gereken bir davada tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma sürerken ayakta dolaştı. Tutuklu sanıklar yakınlarının yanına gidip sohbet etti. CMK’ya göre duruşma salonuna yiyecek sokulması yasak olmasına rağmen sanıklar ve izleyiciler, kraker ve çerez yedi, bazı sanıklar iddianamenin okunması sırasında kitap okudu, bazı tutuklu sanıklar ise telefonla görüştü. Bütün bu yaşanan ciddiyetsizlikleri görmezden gelen mahkeme başkanı, tahta sandalyelerde rahat edemeyen sanıklara minder dağıtılmasına da ses çıkarmayarak, postmodern darbenin aktörlerine duruşma salonunda piknik sefası yaşattı.

Sanıklar Rahat Etsin Diye Minder Dağıtıldı

Postmodern darbenin yargılandığı Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk günden itibaren yaşananlar “ciddiyet” tartışması başlatmıştı. İlk gün daha iddianamelerin okunmasına geçilmeden sanık avukatlarının talepte bulunmaya başlamaları, duruşmayı mahkeme heyeti yerine sanıkların ve avukatlarının yönetmeye başlaması “Kim sanık kim mahkeme başkanı?” sorularını beraberinde getirdi. Son olarak da sanıkların rahat etmeleri için de minder dağıtılması ise izleyenleri adeta şok etti. Aradan geçen 27 duruşmaya rağmen düzenin sağlanamaması mağdurları bir kez daha kaygılandırıyor.

Darbeciler, gazetecilerin telefonlarını mı dinliyor?

Yaşanan bütün bu aksaklıkları ve ciddiyetsizlikleri haber yapan gazeteciler ise 28 Şubat sanıkları, avukatları ve sanık ailelerinin hedef tahtası oldu. Duruşma salonunda ayakta dolaşan, kitap okuyan, kuruyemiş yiyen, telefonla konuşan sanık yakınları ciddiyetsizliklerini haberleştiren bazı gazeteciler ise hedefe kondu. Darbecilerin avukatları, bazı gazetecilerin fotoğraflarını çekti, çekilen fotoğrafları büyüterek sanıklar ve aileleri arasında dağıtıkları ortaya çıkması tehdit olarak algılandı. Sanıklardan Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan, “Bazı gazetecilerin telefon görüşme kayıtlarını aldık. Haberler onlara ait haberler değil” diyerek gazetecilere gözdağı vermesi ise “Balyoz ve 28 Şubat davalarını haber yapan gazetecilerin telefonları illegal yöntemlerle dinleniyor mu?” sorusunu akıllara getirdi.

Çevik Bir’den Avukata: “Akşam eve rahat gidebilecek misin?”

‘Sağlık’ gerekçesiyle tahliye edilen Teoman Koman’la ilgili karara müşteki avukatı Mustafa Polat itiraz etmişti. Bunun üzerine Çevik Bir, Polat’a “Akşam eve rahat gidebilecek misin?” şeklinde çıkışması üzerine Polat, Bir’in sözlerinin tehdit olduğunu belirterek, bunun zabıtlara geçirilmesini talep etmiş, ancak Mahkeme Başkanı “mahkeme heyeti tehdit görmedi” diye bu talebi reddetmişti. Yargının saygınlığına gölge düşüren hareketlerin devam etmesi, ve basit sağlık raporları ile her duruşmada onlarca tahliye kararının alınmış olması,  28 Şubat davasının örtbas edileceği düşüncesini oluşturdu. Kamuoyu, sadece askeri piyonlarla değil 28 Şubat Post Modern Zulüm döneminin iş dünyası, medya, siyaset, loca ve beşli çete denen işçi, işveren ve meslek örgütü mensuplarının da davaya dahil edilmesini beklerken, askeri tutuklulara uygun görülen piknik ortamında duruşma hali, adalet bekleyen milyonlarca darbe mağdurunu ve kamuoyunu üzüntüye sevk ediyor.

Karadayı yine duruşmaya katılmadı… Mahkeme salonunda resim çekildi… Müşteki avukatı “kaş göz işareti”yle tehdit edildiğini açıkladı

28 Şubat Davası’ndaki lakaytlıklar sürüyor

28 Şubat dönemine ilişkin, 103 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni cebren devirmeye, düşürmeye iştirak” suçundan yargılandığı davanın 27. duruşması başladı. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı duruşmaya yine katılmadı. Sanık emekli Tümgeneral Kenan Deniz’in avukatı, müvekkilinin tutuksuz yargılanması talebiyle mahkemeye dilekçe sundu.

Salonda çekilen fotoğrafa işlem

Duruşmanın başladığı sırada, Meral Erdoğan isimli bir izleyicinin, fotoğraf çektiği görüldü. Heyetin bulunduğu bölüme çağrılan Erdoğan’a, Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal, “Neden fotoğraf çektiğini” sordu. Erdoğan da, “Fotoğraf çekmenin yasak olduğunu bilmiyordum. Mahkeme salonundaki ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazan kürsüyü çekmek istedim. Ancak uyarılınca çekmekten vazgeçtim” dedi.

Köksal’ın, “Makinanın flaşı patlamış” demesi üzerine, Erdoğan, “kendiliğinden patlamış olabilir” cevabını verdi. Meral Erdoğan’ın salonda fotoğraf çekme teşebbüsüyle ilgili Cumhuriyet savcılığına yazı yazılmasına karar veren mahkeme, Erdoğan’ın telefonunun da incelenmek üzere savcılığa teslim edilmesini ve duruşma salonundan çıkarılmasını kararlaştırdı.

”Kaş, göz işareti yapmadım”

Müşteki vekili avukat Hüsnü Turan, duruşma salonunda bulunan emekli Orgeneral Erdal Ceylanoğlu’nun kendisine bakarak birşeyler not ettiğini, kaş, göz işaretleri yaptığını iddia ederek, “Bunu tehdit olarak algıladım. Notlarının kontrol edilerek, gereği yapılsın” dedi. Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal’ın bunun üzerine Ceylanoğlu’na, “Not alıyor muydunuz?” diye sordu. Ceylanoğlu da, “Ben o şahısla ilgili bir not tutmadım. Ama tuttuğum bir not var. Duruşmanın seyri ve mahkemenin seyriyle ilgili tuttuğum notlar var, bunları mahkemeye verebilirim” dedi. “Avukata kaş, göz işareti yaptınız mı?” sorusuna ise Ceylanoğlu, “Hayır” cevabını verdi. Ceylanoğlu’ndan not tuttuğu kağıtları alan Köksal, bunu sesli bir şekilde okudu. Kağıtlarda, Avukat Hüsnü Turan ile ilgili herhangi bir yazının bulunmadığı belirlendi. Mahkeme, fotokopisi alındıktan sonra Ceylanoğlu’nun notlarının, kendisine teslimine karar verdi. Bu sırada söz alan Ceylanoğlu, “Aslını alın” dedi.

http://www.milligazete.com.tr/haber/28_Subat_Davasinda_piknik_havasi/296055#.VOWNyh3ckxA

beğen(0)beğenme(0)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz