Reklam
Reklam
Ezher Haber Sitesi- 24 Şubat 2021, Çarşamba

15 Temmuz’un arkası gelecek!

14 Temmuz 2017
1.091 kez görüntülendi

15 Temmuz’un arkası gelecek!
Reklam

Hayat rehberimiz Kur’an insanın mücadelesini ikiye ayırır: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın tuzağı pek zayıftır.” (Nisa76)

Bundan bir yıl önce Allah’ın yardımı, halkın imanı ve toplumun birlik ve beraberliği ile muhteşem bir zafer kazanılmıştı. Zafer Allah’tan gayret bizden diyerek ölümüne tanklara meydan okunmuş, kurşunlara göğüsler gerilmişti.

Bu vatan mücadelesinde 248 şehit verilmiş, 2 bin 193 yaralı olmuştu. Şehidi olmayan bir toprak hakiki vatan sayılmaz inancını bildiğimizden şehitlerimiz gibi olmak için gıbtayla arkalarından dualar etmeye devam ediyoruz…

Aradan bir yıl geçti geçmesine ama katillerin ve yandaşlarının sinsi planlarından vazgeçtiklerini söylemek aptalca olur. Onlar şeytani emellerine ulaşmak için hertürlü deniliğe başvurmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Ülkemizi yönetenlerin bunun bilincinde olduğunu biliyorum. Halkımız da her geçen gün bu bilinçle yoğruluyor. Yoğrulan bu bilinç korkutuyor hainleri ve efendilerini. Korkularından parmaklarını ısıra ısıra çılgınlıklar yapmaya hazırlandıklarının da farkındayız.

Kimin düşman kimin dost olduğu hergeçen gün daha belirgin hale geliyor. Dost diye bildiklerimizin gerçekte düşman olduklarını, arkadan hesaplar kurduklarını, topyekün yoketme planları yaptıklarını da artık, sadece biz değil, bütün İslam Alemi biliyor.

Onlar planlar kuracaklar, biz de Allah’ın yardımı ile planlarını bozacağız. Onlar çirkefliklerini ortaya dökecekler bizler de güçlenerek o çirkinlikleri yok edeceğiz.

15 Temmuz darbe girişimini yapanların arkasındaki güçlerin kurguladıkları 50 yıllık plan darmadağan edildi. Bunun intikamını almak için Ortadoğu’yu birbirine katıyorlar. Katar krizi iyi analiz edildiği zaman görülecektir ki bu hesaplaşmanın  temelinde 15 Temmuz yenilgisi vardır. Katar’ın güvenliğinin Türkiye’nin güvenliği olduğu, Katar’ın varlığının Türkiye’nin varlığı olduğu bilinmelidir.

Onlar saldırmaya, planlar kurmaya devam edecekler bunda hiç kuşkumuz yok. İhanet şebekesi ve onların işbirlikçilerine karşı çok mesafe katedildi. Ama yeterli değil. Yeterli olduğunu düşündüğümüz an yeniden saldırıya geçecekler, zayıf yerlerimizin üzerine üzerine gideceklerdir.

Kıyamete kadar sürecek bir mücadelenin içindeyiz…

İçerde zayıflatıp dışardan saldırıya geçmek için hazırlıklarını yapmaya devamedecekler, bunun yanında dışarda zayıflatıp içerden de saldırıya geçmek için hertürlü turuva atlarını farklı maskelerde devreye sokacaklardır.

Ülkemizin birlik ve beraberliğine yönelik her türlü faaliyetin temelinde gizli odakların gizli amaçlarının olduğu bilinmelidir. Bu amaca yönelik fikri çalışmalara hız verilecek, toplumlar ayrıştırılmaya çalışılacaktır. Toplumun ayrıştırılması işgallerin kapısını aralayacak, onlara zemin hazırlayacaktır.

Mezhep ayrılıklarının körüklenip, inanç meselesi haline getirilmesinden, toplumu birbirine bağlayıp ayrılmaz parçalar haline getiren toplum harcı olan dini değerlerin tartışma zeminine taşınıp insanların farklılıklarının rahmetten zahmete dönüştürmeye çalışılması bu süreci hızlandıracak, fırsat bekleyen sırtlanların iştahlarını kabartacaktır. Bu yüzden toplumun farklılıklarını tartışma konusu yapmak isteyenlere fırsat verilmemelidir. Ortak değerlerimiz dillendirilmeli, bizi bir yapacak değerler yüceltilmelidir.

Dünya savaş stratejilerinin değişmesi ile birlikte, bölgesel ve küresel savaş stratejileri de değişmiş, doğal kaynaklar ve enerji hattı üzerinde hakimiyet kurma mücadelesi devametmektedir.  Bu yüzden Türkiye bölgenin olduğu kadar bütün dünyanın can damarını oluşturmaktadır. Katar meselesini bu gözle değerlendirmemiz gerekir. Ortadoğu’da meydana gelen savaşların ve kirizlerin temelinde İsrail’in güvenliğine paralel olarak enerji yollarının kontrol edilmesi olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. Bir zamanlar ipek yolunun kontrol edilmesi  ne kadar önemli ise, şimdi enerji yollarının kontrolü de o kadar önemlidir.

Doğuda terör örgütlerini kullanarak proksi savaşları yürütenler şimdi de Katar krizi ile farklı cepheler açma hevesindeler. Türkiye’nin Katar için almış oldğu insiyatif sadece Katar meselesi değildir. Dünyada müslüman kanının daha fazla akmaması Türkiye’nin almış olduğu insiyatiflerin geliştirilerek devametmesine bağlıdır.

Dünya döndükçe 15 Temmuzlar bitmeyecek, bitmesi de mümkün değildir. Tağutlar ve onun yardımcıları şeytanlıklarına devamettiği müddetçe 15 Temmuzlar hep olacak, yenildikçe daha da hırçınlaşarak üzerimize üzerimize gelecekler.

Ama hep yenilecekler…

Doç.Dr.Saim Kayadibi

13.07.2017

beğen(0)beğenme(1)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz